RDxP. Oluşturulma Tarihi Mayıs 17, 2021 0216Yabancı yazarların yazmış olduğu kitaplar ülkemizde de Türkçe diline çevrilmiş ve beğenen kitaplar arasındadır. Yaşlı Adam Ve Deniz kitabı en çok okunan yabancı kitaplardan bir tanesi olup bu kitap çeşitli yerlerde araştırılmakta ve beğenilen bir kitap olmuştur. Yaşlı Adam ve Deniz kitabının yazarı ve karakterleri de merak edilen konular arasındadır. Peki internette de en çok araştırılan kitaplardan olan Yaşlı Adam ve Deniz kitabının yazarı kimdir? Yaşlı Adam ve Deniz kitabının özeti nasıldır? Yaşlı Adam ve Deniz ana fikri ve konusu nedir? İşte Yaşlı Adam ve Deniz kitabına dair tüm Adam Ve Deniz kitabı toplam 127 sayfadan oluşmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri'nde yayınlanan bir kitap olan Yaşlı Adam Ve Deniz kitabı aynı zamanda ödül de kazanmıştır. Bu kitap Pulitzer kurgu ödülünü de kazanmıştır. Yaşlı Adam Ve Deniz Kitabı Konusu ve Ana Fikri Küba'da bir balıkçı yaşamaktadır. Bu balıkçı ise büyük balık avlamak ister. Fakat hiçbir zaman avlayamaz. Yaşlı bir Kübalı balıkçının denizde ki av macerasını anlatan bu kitap sürükleyici bir konuya sahiptir. Yaşlı Adam Ve Deniz kitabının ana fikri ise bir hedefe yoğunlaşmışsak o hedef üzerinde gitmeliyiz. Eğer bu hedefe giderken bazı zorluklar dahi çeksek başarısız dahi olsak yine de bu başarısızlıklardan ders çıkarmalı ve yine hedefimize devam etmeliyiz. Yaşlı Adam ve Deniz Kitabını Kim Yazmıştır? Yaşlı Adam ve Deniz kitabını Ernest Hemingway yazmıştır. Yaşlı Adam ve Deniz Özet Yaşlı balıkçı adam Küba'da yaşıyordu. Hayatını sürekli balık avlayarak idame ettiriyordu. Son aylarda ise hiç balık tutamaz hale gelmişti. Tam 84 gündür balık tutamayan yaşlı adam artık tek değil kalabalık bir şekilde balık avlamanın daha iyi olduğunu düşündü. Bundan dolayı da ilk olarak kalabalık olarak balıkçılarla balık tutmaya başlarken yine umduğunu bulamadım. Bu sefer tekrardan kendisi yalnız başına açıldı. Kayığa atladı ve balık tutmak için epey bir açıldı. O kadar fazla açılmıştı ki geriye baktığında kıyı gözükmemekteydi. Yaşlı adam buradan ayrıldıktan sonra diğer balıkçıların ağlarına birçok balık takıldı. O yanlarından ayrıldıktan sonra bütün balıkçıların kısmeti açıldı. Yaşlı adam denize açılınca yanında daima bir tane çocuk vardı. O çocuk yaşlı adamın yardımcılığını yapıyor ve o ne istiyorsa hemen anında yerine getiriyordu. Aynı zamanda avdan döndükten sonra yaşlı adamın tutmuş olduğu bu balıkları eve kadar taşıyordu bu çocuk. Bir nevi eli ayağı koluydu bu çocuk yaşlı adamın. Yaşlı adamı her sabah erkenden uyandırır ve güne hazırlanmasında yardımcı olurdu. 84 gündür balık tutamayınca bu çocuğun ailesi artık bu yaşlı adamının kısmetinin olmadığını düşünüyordu. Fakat çocuk böyle düşünmüyordu sürekli olarak yaşlı adamın yardımcılığını yapmaya devam ediyordu. Sabah olmuştu ve yaşlı adam balığa gidecekti. Çocuğu da kaldırdı fakat bugün yalnız gideceğini söyledi. Çocuğu ilk kez yanına almamıştı. Yaşlı adam tek başına epey bir açıldı. Yine kıyıyı göremez hale gelmişti. Elindeki oltayı denizin ortasına doğru salladı. Fakat yine balık gelmiyordu. Balıklar adeta küsmüştü onda. Tam o esnada ise oltanın ucu aşırı derecede ağırlaştı. Balıkçı o can havli ile balık takıldığını düşünerek oltayı hızlı hızlı sarıyordu. Bu ucuna takılan balığın çok büyük bir balık olduğu kanaatine vardı. Fakat onunla nasıl baş etmesi gerektiğini bilmiyordu. Çünkü çok ağırdı. Yaşlı Adam ve Deniz Karakterleri - Manolin - Perico - Santiago - Martin - Joe Di Maggio Hikayeler kısa öykü Ernest Hemingway'in zaman tek çözmeye dikkatlice düşünün ürünü okuyabilir gizli anlam, hayattan alınan girdikleri görülmektedir. yazar kendisi basit ve açık bir insandı, bu yüzden ana karakterleri Hemingway sempati sıradan insanlardır çalışır. Eğer yazarın muazzam yetenek anlamamızı sağlayan bir özet hangi "Yaşlı Adam ve Deniz", insan gücü, azim ve yenilmezlik somut halidir balıkçı akıbeti hakkında bize söyler. Eski Rybak Santyago 84 gün bir yakalama olmadan eve gelir sahiptir. balıkçı oğlan, onun öğrencisi önce Onunla, ancak sürekli başarısızlık sonra, ailesi ihtiyarla denize gitmek yasak olması ve diğer tekneler gönderildi. Özet "Yaşlı Adam ve Deniz" gibi iki farklı kişilerin güçlü dostluğu hakkında daha fazla söyler. oğlan yaşlı adamı seviyor ve her nasılsa hocası yardımcı olmak, onun için çok üzüldüm, Manolin akşam onu karşılar ve ev mücadele ulaşmamıza yardımcı oluyor. balıkçı romanda anlatılan renklerde onun zor yaşam Hemingway, çok kötü ve yalnızdı "Yaşlı Adam ve Deniz". adam bugün o sadece bir balık yakaladım o çocuğu vaat zaman hikayenin Özeti, o gün okuyucu alır. Balıkçı denize sabah erken, o dalgalarla başbaşa kalan günleri uzakta iken bu şekilde kullanılır gider. Adam kuşlar, balıklar, güneşle sürekli diyalogdur. Çok güçlü bir ilişki ve yaşlı adam ve deniz birbirleri için var duygular görünüyor. Yönetici Özeti Bir balıkçı kendi yolunda belirtilen kimse her birine, deniz yaşamı alışkanlıkları farkındadır ne kadar iyi gösterir. denizin ayrılmasından sonra bir süre sonra yaşlı adamın çizgi gergin olduğunu hisseder. Kendisinin çok büyük bir balık yakaladım ettiğini anlıyor ama ona ötesinde çekin. Madencilik vazgeçmek istememektedir ve daha uzak off shore çekilen tekne çeker. İnsan gücü, azim, kendine saygı ve üstünlük - "Yaşlı Adam ve Deniz" tüm bu hikayede anlatılan Özet bir balıkçının tüm duyguları, o balık ile mücadele saatlerce sırasında yaşanan okuyucuya ortaya koymaktadır. Hayat boyu kalıcılık ve susuzluk için avlarını saygı etmesine rağmen, çizgi kesip gitsin, ama vazgeçmek istemiyordu başladı. Ertesi gün, balık yan süzülüyor ve balıkçı onu zıpkın bitirebildim, o tekneye bağladılar ve eve gittim. kan kokusu hissedilen olması, tekne köpekbalığı yaklaşmaya başladı, ihtiyar olarak elinden geldiğince direndim, ama yine de paha biçilmez avını gelen eti iri parçalar parçaladı. Adam tüm balıkçı köyü uyuyordu, gece geç saatlerde eve gitti. Sabahları balığa gidiyor, oğlan Santiago ağlama kıyısında gördü ve onun tekne büyük, yelkene benzer, kuyruk ile büyük karlı sırtı bağlanmıştı. Manolin balıkçı yatıştırır ve artık sadece onunla çalışacağını açıkladı. Hemingway romanda gerçek dramı ortaya çıkarmak başardı "Yaşlı Adam ve Deniz". Zengin turist görülmemiş mucize bakmak için plajda toplanınca Özet sabaha okuyucu alır - büyük balık iskeleti, ancak bunların hiçbiri gerçekte neler anlamadı. Yaşlı Adam ve Deniz özeti Golf Stream’de küçük teknesiyle yalnız başına avlanan ihtiyar bir balıkçı vardı. Zayıf, kavruk yüzü kederli, ensesi kırış kırış bir güneşin tropik denizlerde meydana getirdiği yansımaların esmer lekeleriyle kaplıydı. Bu lekeler yüzünde aşağı çenesine kadar iniyordu. Elleri, oltasına takılan ağır balıkları çekerken açılan yarıklarla yol yoldu. Ne var ki bu yarıkların hiçbiri taze değildi. Bu yaralar bir çöl kuraklığını andıran balıksız günler kadar eskiydi . Tam seksen dört gündür tek bir balık tutamadan dönüyordu. İlk kırk gün yanına birde çocuk almıştı. Fakat birbiri ardına birçok gün eli boş döndükten sonra çocuğun ailesi, ihtiyar balıkçının artık talihsizlikten de beter bir salao’ya uğradığına inanarak, çocuklarını ilk hafta içinde üç güzel balık yakalayan bir başka tekneye vermişlerdi. İhtiyar balıkçının her gün ufacık teknesiyle eli boş dönüşünü görmek çocuğU pek üzüyordu. Teknenin gelişini görünce hemen aşağı sahile, olta yumaklarını, sereni, zıpkını, yelkeni taşımak için eski ustasının yardımına koşuyordu. Çocuk ihtiyar balıkçıya büyük bir hayranlık duyuyordu, çünkü herşeyi ondan öğrenmişti. Ama onun yanından ayrılmak zorunda kaldığı içinde bir o kadar da üzgündü. Çocuk ihtiyarın yanından ayrılmasına rağmen bütün boş vakitlerini onunla geçiriyordu. İhtiyar balıkçıda her sabah çocuğun evine giderek onu uyandırıyor ve sahile birlikte iniyorlardı. İhtiyar, çocukla balığa çıktığı günleri çok özlüyordu. ihtiyar teknesini yükleyip, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra yavaş yavaş denize açılarak uzaklaştı. Hava kararmaya başladığında çocuk sahilde yine ihtiyarı bekliyordu. Ama ihtiyar o günde hiç balık tutamadan geri dönüyordu, çocuk bunu öğrenince yine çok üzüldü ve o gün tuttuğu iki büyük balığı ihtiyara verdi ve balıkları yem olarak kullanmasını istedi. İhtiyar ertesi sabah, güneş doğmadan, bir gün o hayalini kurduğu kılıç balığını yakalayacağına olan inancıyla tekrar denize açıldı ve okyanusun bereketli olduğunu umduğu bir köşesinin yolunu tuttu. İhtiyar balıkçı bu sefer çok uzaklara gitmeye karar vermişti. Koyun çevresinde haftalarca uğraştım, yine bişey tutamadım diye düşünüyordu. Denize açılalı üçüncü gün olmuştu. Ve balık, teknenin etrafında dönüp duruyordu. Yaklaşık iki saat, balığın bu dönüşleri devam etti. Ancak, her dönüşü daha kısa oluyordu. Anlaşılan oydu ki, balık da son kozunu oynuyordu. Yaşlı denizcinin de balıktan farkı yoktu. Saatlerce, balık dondu, zıpladı. Gitti, geldi. Yaşlı balıkçı neredeyse pes etmek üzereydi ki, sonunda, balığın yaklaştığı bir anda zıpkınını saplamayı başardı. Zıpkını yiyen dev balık birden bire canlandı ve hızla uzaklaştı. Belli ki o da son kozlarını oynuyordu. Yaşlı adamın gözleri karardı, başı döndü. Yine de oltanın ipini yavaşça gevşetmeyi becerebildi. Bir müddet sonra baktığında, balığın suyun üstünde kımıldamadan durduğunu gördü. Şimdi de balığı taşımak için, kafasını toparlamalıydı. En azından yedi yüz kilo gelirdi. Önce, baş tarafına gidip, solungaçlarından ipi geçirdi. Böylece, balığı sandalın baş, orta ve kıç tarafına bağladı. Sonra da yelkenleri açarak, yavaş yavaş yol almaya başladı. Kan kokusunu alan bir köpek balığı, yaklaşık bir saatten beri kayığın ve balığın peşindeydi. Bİr müddet sonra yaklaştı ve balıktan kocaman bir et parçası kopardı. Yaşlı balıkçı, zıpkınım olanca hıncıyla tam gözünün üstüne saplayarak, onu öldürdü. Ancak, kan kokusunun artması hiç de iyi değildi. Nitekim çok geçmeden iki köpek balığı daha göründü. Yaşlı adam bütün gücü ve ustalığıyla, ikisinin de hakkından gelmeyi başardı. Ancak, bu zamana kadar, balığının dörtte bîri de saldırganlar tarafından gidiyor, ama henüz hiçbir ışık gözükmüyordu. Gece olunca, bu sefer sayısını bilmediği köpek balığı hücumu başladı. Artık karşı koymanın faydasız olduğunu biliyordu. Yine de, sopası ile elinden geldiği kadar vurdu, vurdu. Sopası yitince, dümenin tahta kolunu kaptığı gibi, balığın başına saldıran köpek balığına, gücünün son kırıntılarım toplayarak, yine tüm hıncı ile vurdu. Son köpek balığı buydu. Ancak, yenecek bir şey de kalmamıştı. Şimdi tek hedefi, evine varmaktı. Bütün ustalığını kullanarak, saatler sonra küçük limana girdi. Tekneyi elinden geldiğince yanaştırıp, bağladı. Sonra da sereni toplayıp sırtına attı ve evin yolunu tuttu. O kadar yorgundu ki. Eve varır varmaz hemen uyudu. Sabahleyin çocuk kapıyı açıp girdiğinde, yaşlı balıkçı halen uyuyordu. Çocuk onun ellerini görünce ağlamaya başladı. Sonra kahveden kahve aldı ve yaşlı adamın yanma döndü. Uyanıncaya kadar başından ayrılmadı. Uyanınca, kahvesini uzattı. Çocuğu görünce, “Yendiler beni Manolin, yendiler beni” dedi. Çocuk da, “sem balık değil ötekiler yendi” diye karşılık verdi. Sonra, yaşlı adam yeniden uyudu. Çocuk hep başındaydı. Artık ne olursa olsun, yaşlı adamla beraber balığa çıkacaktı. Çünkü o usta bir balıkçıydı ve ondan öğreneceği çok şey vardı. Giriş yapKullanıcı Adı Şifre Beni hatırla Şifremi unuttumyada Arama iç GoogleSonuç Mesaj Konu çıkıntı araştırmaEn son konular» selülozun teknolojide kullanım alanlarıPtsi Mart 30, 2009 840 pm tarafından sLusH» İnciPerş. Mart 05, 2009 1219 am tarafından dehset07» ßy.$heitи Yönetici OldunPerş. Mart 05, 2009 1217 am tarafından dehset07» Türkiye'de TurizmSalı Mart 03, 2009 115 pm tarafından OğuzKaan» Yaşlı Adam Ve DenizSalı Mart 03, 2009 109 pm tarafından OğuzKaan» ReklamMatikPtsi Mart 02, 2009 921 pm tarafından dehset07» Ahmet Hamdi Tanpınar Huzur ÖzetiSalı Şub. 24, 2009 918 pm tarafından dehset07» Moderatör Olmak İsteyenler Buradan Bana UlaşabilirSalı Şub. 24, 2009 913 pm tarafından Admin» Robinson CRUSOESalı Şub. 24, 2009 906 pm tarafından AdminTarıyıcı Kapı Indeks Üye Listesi Profil SSS AramaForumBedava forum kurmakBedava yardımlaşma forumuOrtaklar Reklam forumu - YetkinReklamYetkinReklamEn iyi yollayıcılardehset07 9 Admin 8 OğuzKaan 4 ßy.$heitи 3 sLusH 3 vorinas07 2 AnketSitemiz Size Göre Nasıl?1. Çok Güzel 60% [ 3 ]2. Güzel 20% [ 1 ]3. İyi 0% [ 0 ]4. Kötü 0% [ 0 ]5. Berbat 20% [ 1 ]Toplam Oylar 5ÖDEVLERİNİZİN DAHA HIZLI OLMASI VE SİTEMİZİ DESTEKLEMEK İÇİN GÜNDE BİR KERE REKLAMLARA TIKLAYIN Kitap Özetleri Kitap Özeti Siparişi 3 postersYazarMesajOğuzKaan Mesaj Sayısı 4Yaş 26İş/Hobiler OyunLakap Haliniz? Takımınız Kayıt tarihi 02/03/09Konu Yaşlı Adam Ve Deniz Ptsi Mart 02, 2009 159 pm Arkadaşlar bana "Yaşlı Adam Ve Deniz" kitabının özetini bulabilir misiniz ßy.$heitи Mesaj Sayısı 3Yaş 37Nerden İstanbulLakap ßy.ZR€LTakımınız Kayıt tarihi 24/02/09Konu Geri Yaşlı Adam Ve Deniz Ptsi Mart 02, 2009 233 pm YAŞLI ADAM VE DENİZSandalıyla balıkçılık yapan, Santiago isimli yaşlı balıkçı, tam seksen dört gündür bir tane dahi balık avlayamamıştı. Bu yüzden, yıllardan beri kendisine yardımcılık yapan küçük Manolin bile, başka bir balıkçının yanında çalışmaya başlamıştı. Ama, yine de fırsat buldukça gelip, yaşlı balıkçıya yardım balıkçılar, artık onunla dalga geçiyorlardı. O ise, hava­nın açılmasını bekliyordu. Niyeti alabildiğine açılmak ve avlana-madığı günlerin acısını çıkarmaktı. Böylece, ne kadar İyi bir balık­çı olduğunu dost, düşman yeniden gece rüyasında, yüksek dağlarda, altın sarısı kumsallarda gezindi, mavi denizlerde dolandı, durdu. Sabah olmadan uyandı ve gidip Manolin’i uyandırdı. Kahvelerini içtikten sonra, Manolin in yardımı ile kayığını denize indirdi ve doğmak üzereydi. Yaşlı adam kürekleri çekerken, u-çan balıkların suyu yararak dışarı fırlayışlarını, uçarken kanatla­rının tısladığını kürek çekti. Hep aynı hızla çektiği için yorgunluk denizin üzerinde gözükünce, kendisiyle kıyı arasında dağılmış sandalları görebildi. Karanlık sulara bakıyor, denizin derinliklerinde dimdik inen oltaları izliyordu. Bu arada, baş taraf­taki oltası titredi. Çekince, beş kiloluk bir orkinosun oltanın ucun­da olduğunu gördü. “İyi yem olur” diye kendi kendine konuştu. Bugün seksen beşinci gündü. Mutlaka balık yakalaması lazımdı.“Tamam” dedi ve bütün dikkatini oltaya verdi. Mutlaka vu­ran bir kıhçbalığı idi. Yaklaşık yüz kulaç derinliğindeki oltanın ucundaki yemleri yiyordu. Oltanın ipini yavaşça gevşetti. Böylece, balık yemi rahatlıkla yiyebilecek ve yakalanacaktı. “Haydi, biraz daha ye” diye yine konuştu.“Haydi bakalım” diyerek oltayı iki eliyle kavradı ve Ancak, onu bir parmak bile yukarı alamamıştı. İyi ki oltası çok sağlamdı. Ama, tekne ağır ağır değişmişti. Yaşlı adam balığı çekeceğine, balık yaşlı adamı güneş battı. “Keşke Manolin’de yanımda olsaydı, hem bana yardım eder, hem de ne kadar büyük bir balık yakaladığımı görür­dü. Hem, İnsan yaşlanınca, yalnız kalmamalı…” Hem böyle düşünü­yor, hem de yakaladığı balığın nasıl bir şey olduğunu kestirmeye yeri ağarmak üzereydi ki, balık yemlerden birini kaptı. Çubuğun biri kırıldı. Hemen, ustalıkla bıçağını çıkarıp, oltaları kesti ve birbirine bağladı. Bütün bunları, tek eliyle yapıyordu. Yedekte altı tane oltası daha biraz yükselince, balığın henüz yorulmamış olduğunu anladı. Bu direnişinden dolayı, balığa saygı duyuyordu. Bir ara gözü, kayığına konan kuşa takıldı. Ona bakarken, balık birden bire oltayı çekti. Yaşlı balıkçı denize düşmese de, yere kapaklan­maktan kurtulamadı. Bu arada, sol eli olta tarafından kesilmiş, tamamiyle hissiz bir hal almıştı. Dinlenmesi ve canlanması için, sağ elini devreye sağ eliyle tuttuğu oltanın gerginliğinde bir değişiklik sezdi. Oltanın yavaşça yükseldiğini gördü. Olta düzenli olarak yükseldi. Sonra, sandalın baş yönünde bir şişlik göründü ve balık fırladı. Yükseldi, yükseldi, sonu gelmiyordu. Güneşte pırıl pırıl parlıyordu. Sonra tekrar suya daldı. Tekneden en az yarım metre daha uzundu.“Onu öldürmek zorundayım, iriliğine ve güzelliğine rağmen bunu yapmalıyım” dedi. ıÖğleden sonra, sandal hala ağır ağır ilerliyordu. Balık bir ke­re daha yüzeye kadar çıktı ama zıplayamadı. Böylece, vakit yine akşam arada, oltayı kolundan söküp, kayığa sıkıca bağladı. Biraz dinlenmesi ve karnını doyurması gerekiyordu. Yakalamış olduğu yunus balığını dilimledi ve yedi. Şimdi de biraz uyuyacaktı. Olta­yı tekrar aldı ve eline doladı ve uyumak için biraz uzandı. Tam dalmıştı ki, eli hızla suratına çarptı. Olta, sağ boşalıyordu. Güç bela, ellerini parçalama pahasına da olsa, kont­rolü sağladı, ancak halen yattığı yerden kalkamamıştı. Sonra, yavaş yavaş açılalı üçüncü gün olmuştu. Ve balık, teknenin etra­fında dönüp duruyordu. Yaklaşık iki saat, balığın bu dönüşleri devam etti. Ancak, her dönüşü daha kısa oluyordu. Anlaşılan oydu ki, balık da son kozunu oynuyordu. Yaşlı denizcinin de balıktan farkı yoktu. “Sonuna gelmişken, yenilmemeliyim” diye sü­rekli kendisine cesaret ve güç balık dondu, zıpladı. Gitti, geldi. Yaşlı balıkçı ne­redeyse pes etmek üzereydi ki, sonunda, balığın yaklaştığı bir anda zıpkınını saplamayı başardı. Zıpkını yiyen dev balık birden bire canlandı ve hızla uzaklaştı. Belli ki o da son kozlarını oynuyordu. Yaşlı adamın gözleri karardı, başı döndü. Yine de oltanın ipini yavaşça gevşetmeyi becerebildi. Bir müddet sonra baktığında, balığın suyun üstünde kımıldamadan durduğunu de balığı taşımak için, kafasını toparlamalıydı. En a-zından yedi yüz kilo gelirdi. Önce, baş tarafına gidip, solungaçla­rından ipi geçirdi. Böylece, balığı sandalın baş, orta ve kıç tarafına bağladı. Sonra da yelkenleri açarak, yavaş yavaş yol almaya baş­ kokusunu alan bir köpek balığı, yaklaşık bir saatten beri kayığın ve balığın peşindeydi. Bİr müddet sonra yaklaştı ve balık­tan kocaman bir et parçası kopardı. Yaşlı balıkçı, zıpkınım olanca hıncıyla tam gözünün üstüne saplayarak, onu öldürdü. Ancak, kan kokusunun artması hiç de iyi çok geçmeden iki köpek balığı daha göründü. Yaşlı adam bütün gücü ve ustalığıyla, ikisinin de hakkından gelmeyi başardı. Ancak, bu zamana kadar, balığının dörtte bîri de saldır­ganlar tarafından gidiyor, ama henüz hiçbir ışık gözükmüyordu. Gece olunca, bu sefer sayısını bilmediği köpek balığı hücumu başladı. Artık karşı koymanın faydasız olduğunu biliyordu. Yine de, sopa­sı ile elinden geldiği kadar vurdu, vurdu. Sopası yitince, dümenin tahta kolunu kaptığı gibi, balığın başına saldıran köpek balığına, gücünün son kırıntılarım toplayarak, yine tüm hıncı ile vurdu, vurdu. Son köpek balığı buydu. Ancak, yenecek bir şey de kal­ tek hedefi, evine varmaktı. Bütün ustalığını kullana­rak, saatler sonra küçük limana girdi. Tekneyi elinden geldiğince yanaştırıp, bağladı. Sonra da sereni toplayıp sırtına attı ve evin yolunu tuttu. O kadar yorgundu ki. Eve varır varmaz hemen çocuk kapıyı açıp girdiğinde, yaşlı balıkçı halen uyuyordu. Çocuk onun ellerini görünce ağlamaya başladı. Sonra kahveden kahve aldı ve yaşlı adamın yanma döndü. Uyanıncaya kadar başından ayrılmadı. Uyanınca, kahvesini görünce, “Yendiler beni Manolin, yendiler beni” dedi. Çocuk da, “sem balık değil ötekiler yendi” diye karşılık verdi. Sonra, yaşlı adam yeniden uyudu. Çocuk hep başındaydı. Artık ne olur­sa olsun, yaşlı adamla beraber balığa çıkacaktı. Çünkü o usta bir balıkçıydı ve ondan öğreneceği çok şey vardı. dehset07 Mesaj Sayısı 9Yaş 33Lakap dehsetRuh Haliniz? Takımınız Kayıt tarihi 23/02/09Konu Geri Yaşlı Adam Ve Deniz Ptsi Mart 02, 2009 857 pm arkadaşımız bulmuş bi teşekkür yok mu senin yerine ben ediyim saol ßy.$heitи OğuzKaan Mesaj Sayısı 4Yaş 26İş/Hobiler OyunLakap Haliniz? Takımınız Kayıt tarihi 02/03/09Konu Geri Yaşlı Adam Ve Deniz Salı Mart 03, 2009 109 pm teşekkürler ßy.$heitи Yaşlı Adam Ve Deniz 1 sayfadaki 1 sayfasıBu forumun müsaadesi varBu forumdaki mesajlara cevap veremezsinizÖDEVLERİNİZİN DAHA HIZLI OLMASI VE SİTEMİZİ DESTEKLEMEK İÇİN GÜNDE BİR KERE REKLAMLARA TIKLAYIN Kitap Özetleri Kitap Özeti SiparişiBuraya geçin Yaşlı Adam ve Deniz adlı romanın Özeti Ernest Hemingway, 1952 Santiago Santiyago, küçük kayığıyla yalnız başına avlanan, Kübalı, yaşlı bir balıkçıdır. Seksen dört gündür talihsizlik yaşamakta, denizden her gün eli boş dönmektedir. Bundan dolayı yaşlı adamın yanında ona yardımcı olan çocuğu, ailesi alıp başka bir kayığa vermiştir. Buna rağmen balıkçılığı yaşlı adamdan öğrenen ve onu çok seven çocuk, her gün yaşlı adamı ziyaret etmekte ve onun ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Yaşlı balıkçı, seksen beşinci gün şafak sökmeden denize yeniden açılır. Büyük bir balık yakalamaya kararlıdır. Bu nedenle kayığıyla diğer balıkçılardan daha uzaklara gider. Artık kıyı görünmemektedir. Güneş iyice yükselip hava ısındığında yaşlı adamın oltasına bir balık vurur. Bu çok büyük bir kılıç balığıdır. Balık çok güçlü olduğu için kayığı sürüklemeye başlar. Balığı yormadan yakalayamayacağını anlayan yaşlı adam, onun kayığı sürüklemesine izin verir. Balık, kayığı açık denizde iki gün boyunca sürükler. Bir kez daha denedi ve balığı çevirdiği sırada az kalsın kendisi de gidiyordu. Hayvan yine kendini doğrultup koca kuyruğu havada salına salına, uzaklaştı. Yaşlı adam, “Bir daha denerim!” diye haykırdı. Elleri didik didik olmuş, hamur gibi kesilmişti. Son deneme de aynı biçimde sonuçlandı. “Yo” diye düşündü; “Ben işe girişmeden kaçtı bu sefer. Ne çıkar, bir daha gelecek nasıl olsa.” Bütün acılarına karşın dişini sıkarak; gücünden, direncinden, onurundan geri kalan ne varsa biraraya getirerek balığın inadına karşı hazırlandı. Balık hafifçe yan yatmış, uzun kılıcı sandalın bordasına sürtünürcesine geliyordu. Derin, geniş, mor mor çizgili gümüşi parıltısıyla kayığın yanından süzülmeye başladı. Yaşlı adam oltanın ipini yere bırakarak ayağıyla üstüne bastı; sonra zıpkını kolunun yettiği kadar yukarı kaldırarak bütün gücüyle -o anda içinde yanan yeni bir enerjinin verdiği güçlesırt yüzgecinin hemen dibinden vurdu. Yaşlı adam, balığı öldürmeyi başarır ancak balık çok büyük olduğu için onu kayığın içine alamaz. Kayığın yan tarafına bağlar ve dönüş yoluna koyulur. Dönüş yolunda kılıç balığından sızan kanın kokusunu alan köpek balıkları defalarca balığa saldırır. Yaşlı adam, bütün gücüyle avını onlardan korumak için mücadele eder ancak köpek balıkları her defasında balığın bir parçasını koparır. Kayık kıyıya ulaştığında geriye balığın sadece iskeletiyle başı kalmıştır. Genel Alt KategorilerPDF

yaşlı adam ve deniz özet