DrÖğr.Üyesi Saed Alqaraleh: CNN Based Classification System For Covid-19 Vaccine Related Tweets: Proje Detayı – 2022-214: Dr.Öğr.Üyesi Saed Alqaraleh: Topic-Specific Web Crawler: Proje Detayı – 2022-216: Dr.Öğr.Üyesi Mohammed Madi: Network Fault Management System For Educational Institution: Proje Detayı – 2022-218: Dr.Öğr
DrÖğr.Üyesi Mustafa ARAS (0282) 250 - 2395 Prof.Dr. Pelin GÜRKAN ÜNAL Doç.Dr. Aylin YILDIZ (0282) 250 - 2326 ayildiz@nku.edu.tr. Dr.Öğr.Üyesi Umut
Akademik- Mimarlık Fakültesi - İstanbul Bilgi Üniversitesi Akademik Kadro
97897504088472021. 9786257582612 2021. 9786257582773 2021. 9786257582803 2021. 9786052473016 2021. 9786052473184 2021. 9786052473214 2021. 9786051706382 2021
DR ÖĞR. ÜYESI Mustafa Bingöl DR. ÖĞR. ÜYESI Pouneh Abdollahi Fard bilgi@erzurum.edu.tr etu@hs01.kep.tr Ömer Nasuhi Bilmen Mah.
7oCQSi. • 18 Ekim 2019 - 1035 • Son Güncelleme 18 Ekim 2019 - 1035Osteoporoz diğer adıyla kemik erimesinin vücuttaki kemiklerin zayıflamasına ve daha kırılgan hale gelmesine sebep olduğunu belirten Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale, “Kemik suyu tüketmek, özellikle de yemeklerde kemikli etin kullanılması kemik sağlığına yararlı olacaktır” dedi.• 18 Ekim 2019 - 1035 • Son Güncelleme 18 Ekim 2019 - 10351Kişide osteoporoz geliştiğinde belirgin bir şekilde boy kısalığı meydana geldiğinin altını çizen Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale, “Osteoporoz genellikle vücutta bir kırık oluşmadıkça farkına varılmayan sinsi bir hastalıktır. Sırt ve bel bölgesindeki omurga kemikleri yeterince yük taşıyamadığı için kemikler yükseklik kaybına uğrar ve bu kemiklerin her birinin 1 mm azalması hastanın boyunda ortalama 3,5-4 cm azalmaya sebep nedenle 55-60 yaşlarından itibaren boyda tespit edilen 3 cm ve daha fazla azalma osteoporozun en önemli belirtilerinden biridir. Bu hastalardaki en büyük problemlerden biri de kolay oluşan kemik kırıklarıdır. Özellikle sırt, bel, bacak ve kalça bölgesindeki ağrılar osteoporoz hastalarında en sık görülen belirtilerdir. Osteoporoz olan kişilerde kas kuvvetinde de azalma olduğu için bu kişiler kendilerini normalden daha güçsüz hissederler” diye kemikli et kullanınDr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale osteoporozun yaşın ilerlemesi ile görülen bir hastalık olduğunu söyledi ve kadınlarda özellikle menopozdan sonraki ilk 10 senenin riskli olduğunu belirtti. “Kemik erimesinden korunma çocukluk çağından itibaren başlamalı ve 25-30’lu yaşlara kadar sağlıklı bir yaşam sürmek ve doğru beslenmek oldukça önemlidir” diyen Dr. Taşkale, “Aşırı kilolu veya aşırı zayıf olmak kemik sağlığı için iyi olmayacaktır. Dengeli beslenmek, yeterli protein alımı, fosfor ve kalsiyumdan zengin beslenmek gereklidir. Kemik suyu tüketmek, özellikle yemeklerde kemikli etin kullanılması kemik sağlığına yararlı olacaktır. Kemikten alınan kolajen çok değerli bir protein yapısıdır. Tabi ki sağlık açısından her gün et tüketmek de doğru değil, sağlıklı bir insan haftada 2-3 gün kemikli etten yapılmış yemekleri tüketebilir” ifadelerini kılçığı ile yiyebilirsinizKemik sağlığını korumak için özellikle hamsi, alabalık ve somon gibi soğuk su balıklarını tüketmek gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale, “Özellikle hamsi gibi kılçığı ile tüketilebilecek balıklar tercih edilmelidir. Balığın kılçığında bulunan kalsitonin maddesi kemik yapıcı özelliğe sahiptir. Bunun dışında balık; kalsiyum, fosfor ve protein açısından da zengin bir besindir. Kemik sağlığı üzerindeki en önemli vitaminler B, C, D, K, vitaminleridir. Bu nedenle besin gruplarından çeşitli beslenmek çok önemlidir. Çünkü bu vitaminlerin hepsini tek bir besin grubundan almak mümkün değildir” vitamini değerleri önemliOsteoporoz tedavisi hakkında bilgiler veren Dr. Öğr. Üyesi Taşkale, “Öncelikle hastaların kemik metabolizmalarının Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı tarafından değerlendirilip, D vitamini, kalsiyum, fosfor ve diğer protein metabolizma değerlerinin ne durumda olduğunu kontrol etmesi gerekir. Eğer ihtiyaç varsa bu değerler için öncelikle bir tedavi uygulanıp, değerler normale döndükten sonra kemik erimesine neden olan faktörlerin kemik yıkımı mı yoksa yapım azlığı mı olduğu kişide vitamin eksikliği varsa bu durum yapım azlığı sonucu oluşan kemik erimesi olarak karşımıza çıkacaktır. Bu durumda kalsiyum ve D vitamini tedavisi uygulanabilir. Fakat kişinin kemik yıkımında da bir sorun varsa yani yaşlanma ve hormonlardaki azalmaya bağlı bir problem varsa kemik yıkımını azaltan ilaçlar ile tedavi uygulanır. Tüm bunların dışında kemik erimesine sebep olan başka hastalıkların olup olmadığı mutlaka tespit edilmeli, eğer böyle bir durum varsa saptanan hastalık tedavi edildiğinde kemik erimesi ile ilgili şikayetler de ortadan kalkacaktır” diye konuştu.
Hakkında Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale hakkında bilgi ve randevu alabilir, hasta yorumlarını okuyabilir, doktorun uygun saatlerini görebilir ve online randevu alabilirsiniz. Tıbbi İlgi Alanları Diyabet Obezite Tiroid Guatr Hormonal tedaviler Okullar / eğitimler İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İstanbul Üniversitesi İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Endokrinoloji Deneyimler Deneyim bilgileri bulunmamaktadır! Adres Kültür Sok. No1 E5 Yolu Bahçelievler Metro Durağı Üstü, Metrobüs Hastaneler Durağı 34160 Bahçelievler / İstanbul Telefon 0850 474 8602 ANLAŞMALI KURUMLAR KULLANILAN CİHAZLAR Puanlama Ortalaması Görüş Sayısı 0 Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale doktoruna ait görüş bulunmamaktadır! Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale ait makale bulunmamaktadır!
Yayınlanma 1542 / Son Güncelleme - 1712 BAKLAGİLLER TOK TUTUYOR Ramazan'da tok tutan ve susuzluğu önleyen besinler hakkında bilgilendirmelerde bulunan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale, uzun süre aç ve susuz kalınması durumunda vücudu koruyan besinlerin daha çok kuru fasulye, nohut, mercimek gibi tahıl grubu gıdalar olduğunu belirterek "Bu gıdalar hem sindirim sırasında vücudun daha az su harcamasını sağlar hem de daha önceden aldığımız mide ve bağırsakta depolanan suyun korunmasına yardımcı olurlar. Tahılların sindirimi uzun sürdüğü için kan şekerinin aniden yükselmesine de sebep olmazlar. Tokluk süresini uzatmak için bir diğer önemli nokta ise ekmek seçiminde tercihin tam tahıllı ekmeklerden yana olmasındadır" diye konuştu. "SUCUK YİYEN SUSUYOR" Oruç döneminde iftarda veya sahurda aşırı yağlı, baharatlı, tuzlu ve şekerli besinlerle beslenmenin susuzluğun artmasına sebep olacağını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale, "Baharatların fazla tüketilmesi metabolizmayı hızlandırdığı için susuzluğa da yol açacaktır. Bu nedenle uzun süren susuzluk dönemini daha rahat atlatabilmek için baharat kullanımını kısıtlamakta fayda var. Başta sucuk olmak üzere; salam, sosis gibi şarküteri ürünleri de içeriklerindeki baharat ve tuz oranlarından dolayı tüketimine dikkat edilmesi gereken gıdalardır" şeklinde konuştu. "ÇAY VE KAHVE TÜKETİMİNE DİKKAT" Yağlı besinlerin de vücudun su ihtiyacını artırdığını da sözlerine ekleyen Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale sözlerine şöyle devam etti "2 bardak fazla su içerim oruç süresince beni idare eder diye düşünebilirsiniz ama yağlı besinler tükettiğinizde vücut bu suyu yediğiniz yiyecekleri sindirmek için hızlıca harcayacak ve suya olan ihtiyacınız da günün erken saatlerinde ortaya çıkacaktır. Bunun dışında çay ve kahve gibi idrar sökücü etkisi olan içeceklerin tüketimine dikkat edilmesi de susuzluğun önlemesine yardımcı olacaktır." KAN ŞEKERİNİZİ DENGEDE TUTUN Ramazan beslenmesinde kan şekeri dalgalanmalarını önlemenin de önemli olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Taşkale şunları söyledi "Kan şekeri dalgalanmasını önlemek için en önemli nokta, hamur işleri ve tatlı gibi karbonhidratların ve saf şeker tüketiminin kısıtlanmasıdır. Hamur işlerini hiç tüketmemek bazı kişilerin doğasına uygun olmayabilir fakat bu gıdaların tüketiminde miktar ve orana mutlaka dikkat edilmelidir. Ekmek tüketilecekse, tam buğday ve çavdar ekmeklerinin tercih edilmesi önerilir. Miktar olarak ise yaşınız cinsiyetiniz ve hareketlilik durumunuza göre avuç içi büyüklüğünde 1 veya 2 dilim tam tahıl ekmeği veya eşdeğeri kek, börek veya simit tüketilebilir. Öğünlerde sebze yemeklerine ağırlık verilmelidir. Şeker oranı düşük olduğu için hem posa değeri hem de vitamin ve mineral değeri yüksek olan yeşil veya kırmızı yapraklı sebzelerin her türlüsü mevsimine göre uygun şekilde tüketilmelidir. Pırasa, ıspanak, enginar, kuşkonmaz, taze kabak, taze fasulye faydaları bu yönde bilinen zeytinyağlısından etlisine kadar geniş yelpazede kullanılan sebzelerdir. Yemeklerde zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mısırözü yağı gibi kolay sindirilebilir yağların kullanılmasını tavsiye ediyorum. Ayrıca Omega-3 yağ asidi ihtiyacı için diyetimizde haftada 2 gün için 200 gram balığın porsiyonlar halinde yer alması gerekir." KORONAYA KARŞI KIRMIZI SEBZE VE MEYVELER Koronavirüse karşı antioksidan içeriği yüksek renkli sebze ve meyveler tüketilmesi önerisinde de bulunan Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale, "Çilek, yabanmersini, taze kırmızıbiber, kırmızı pancar gibi kırmızı renkli meyve sebzeler, maydanoz, yeşilbiber, roka gibi yeşil yapraklı tüm sebzeler, sarımsak soğan gibi antioksidan içeriği yüksek gıdalar tüketilebilir. Ceviz bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etki gösteren besinlerden biridir. Haftada 2-3 kez günde 3-4 ceviz yenilebilir" dedi. DHA
Biography Tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nde 1992 yılında tamamlayan Mustafa Gürkan Taşkale, İç Hastalıkları uzmanlığını haseki Eğitim ve araştırma Hastanesi İç Hastalıkları kliniğinde 1997 yılında tamamlamıştır. 1998-1999 yıllarında Validebağ Öğretmenler Hastanesi İç Hastalıkları kliniğinde Uzman doktor olarak çalışmıştır. 1999-2002 yılları arasında Pamukkale üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Öğretim Görevlisi kadrosunda bulunmuş ve 2000- 2002 yıllarında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Endokrinoloji-Metabolizma ve Beslenme BD' da Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Yan dal uzmanlık eğitimi almıştır. 2003-2010 yıllarında Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları uzmanı olarak çalışmıştır. 2010-2016 arasında Medicalpark Bahçelievler hastanesinde çalışmıştır. 2016 yılında İstinye Üniversitesi İtisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümünde Yard. Doçent olarak akademik kadroda yer almaktadır.
Ramazan'da tok tutan ve susuzluğu önleyen besinler hakkında bilgilendirmelerde bulunan Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale, uzun süre aç ve susuz kalınması durumunda vücudu koruyan besinlerin daha çok kuru fasulye, nohut, mercimek gibi tahıl grubu gıdalar olduğunu belirterek "Bu gıdalar hem sindirim sırasında vücudun daha az su harcamasını sağlar hem de daha önceden aldığımız mide ve bağırsakta depolanan suyun korunmasına yardımcı olurlar. Tahılların sindirimi uzun sürdüğü için kan şekerinin aniden yükselmesine de sebep olmazlar. Tokluk süresini uzatmak için bir diğer önemli nokta ise ekmek seçiminde tercihin tam tahıllı ekmeklerden yana olmasındadır" diye konuştu. "SUCUK YİYEN SUSUYOR" Oruç döneminde iftarda veya sahurda aşırı yağlı, baharatlı, tuzlu ve şekerli besinlerle beslenmenin susuzluğun artmasına sebep olacağını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale, "Baharatların fazla tüketilmesi metabolizmayı hızlandırdığı için susuzluğa da yol açacaktır. Bu nedenle uzun süren susuzluk dönemini daha rahat atlatabilmek için baharat kullanımını kısıtlamakta fayda var. Başta sucuk olmak üzere; salam, sosis gibi şarküteri ürünleri de içeriklerindeki baharat ve tuz oranlarından dolayı tüketimine dikkat edilmesi gereken gıdalardır" şeklinde konuştu. "ÇAY VE KAHVE TÜKETİMİNE DİKKAT" Yağlı besinlerin de vücudun su ihtiyacını artırdığını da sözlerine ekleyen Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale sözlerine şöyle devam etti "2 bardak fazla su içerim oruç süresince beni idare eder diye düşünebilirsiniz ama yağlı besinler tükettiğinizde vücut bu suyu yediğiniz yiyecekleri sindirmek için hızlıca harcayacak ve suya olan ihtiyacınız da günün erken saatlerinde ortaya çıkacaktır. Bunun dışında çay ve kahve gibi idrar sökücü etkisi olan içeceklerin tüketimine dikkat edilmesi de susuzluğun önlemesine yardımcı olacaktır." KAN ŞEKERİNİZİ DENGEDE TUTUN Ramazan beslenmesinde kan şekeri dalgalanmalarını önlemenin de önemli olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Taşkale şunları söyledi "Kan şekeri dalgalanmasını önlemek için en önemli nokta, hamur işleri ve tatlı gibi karbonhidratların ve saf şeker tüketiminin kısıtlanmasıdır. Hamur işlerini hiç tüketmemek bazı kişilerin doğasına uygun olmayabilir fakat bu gıdaların tüketiminde miktar ve orana mutlaka dikkat edilmelidir. Ekmek tüketilecekse, tam buğday ve çavdar ekmeklerinin tercih edilmesi önerilir. Miktar olarak ise yaşınız cinsiyetiniz ve hareketlilik durumunuza göre avuç içi büyüklüğünde 1 veya 2 dilim tam tahıl ekmeği veya eşdeğeri kek, börek veya simit tüketilebilir. Öğünlerde sebze yemeklerine ağırlık verilmelidir. Şeker oranı düşük olduğu için hem posa değeri hem de vitamin ve mineral değeri yüksek olan yeşil veya kırmızı yapraklı sebzelerin her türlüsü mevsimine göre uygun şekilde tüketilmelidir. Pırasa, ıspanak, enginar, kuşkonmaz, taze kabak, taze fasulye faydaları bu yönde bilinen zeytinyağlısından etlisine kadar geniş yelpazede kullanılan sebzelerdir. Yemeklerde zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mısırözü yağı gibi kolay sindirilebilir yağların kullanılmasını tavsiye ediyorum. Ayrıca Omega-3 yağ asidi ihtiyacı için diyetimizde haftada 2 gün için 200 gram balığın porsiyonlar halinde yer alması gerekir." KORONA'YA KARŞI KIRMIZI SEBZE VE MEYVELER Koronavirüse karşı antioksidan içeriği yüksek renkli sebze ve meyveler tüketilmesi önerisinde de bulunan Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gürkan Taşkale, "Çilek, yabanmersini, taze kırmızıbiber, kırmızı pancar gibi kırmızı renkli meyve sebzeler, maydanoz, yeşilbiber, roka gibi yeşil yapraklı tüm sebzeler, sarımsak soğan gibi antioksidan içeriği yüksek gıdalar tüketilebilir. Ceviz bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etki gösteren besinlerden biridir. Haftada 2-3 kez günde 3-4 ceviz yenilebilir" dedi. Diğer Sağlık ve Beslenme Haberleri için tıklayın
dr öğr üyesi mustafa gürkan taşkale