nKXT5. Zilzal Suresi Kur’ân-ı kerîmin doksan dokuzuncu sûresi. Zilzâl sûresi Medîne’de nâzil oldu indi. Sekiz âyet-i kerîmedir. İsmini ilk âyet-i kerîmede geçen ve zelzele demek olan Zilzâl kelimesinden almıştır. Sûrede; kıyâmetin kopması, insanların yeniden dirilip hesâb vermesi, herkesin ettiğini bulacağı bi ldirilmektedir. İbn-i Abbâs, Kurtubî Kim Zilzâl sûresini dört defâ okursa, sanki Kur’ân-ı kerîmin tamâmını okumuş olur. Hadîs-i şerîf-Kâdı Beydâvî Tefsîri Kuran-ı Kerîm îslam’ın kutsal kîtabıdır. Bîr çoğumuz Kuran-ı Kerîmî arapça okumayı öğrenemedîğîmîz îçîn bîlmîyoruz. Tabi bu öğrenmiyeceğimiz anlamına gelmez. O nedenle bir çoğumuz arapça bilmediği için’de arapça ayetleri latince harflerle okumaya çalışıyoruz. Arapça bir sözcük olan “kuran”, okumak, ezbere okumak, bir araya getirmek anlamına gelir. Kur’ân» kelimesi olarakta Arapça’da yazıyla tespit edilmiş vahiylerin bütünü anlamına gelir. Şimdi sizler için hazırladığımız Kur’anı Kerim surelerden olan Zilzal süresi arapça yazılışı ile latince harflerle Türkçe okunuşunu derledik. Ayrıca Diyanet İşleri tarafından düzenlenen mealine’de yer verdik. Bu sebeple hem Arapça yazısı hem de latince okunuşunu öğrenerek okuyabilirsiniz. ZİLZÂL SÛRESİ MEALİ VE ANLAMI Bismillâhirrahmânirrahîm 1,2,3. Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, “Ona ne oluyor?” dediği zaman, o gün, yer, kendi haberlerini anlatır. Rabbin ona öyle vahyetmiştir. gün insanlar amellerinin kendilerine gösterilmesi için bölük bölük kabirlerinden çıkacaklardır. kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir. de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerse, onun cezasını görecektir. ZİLZAL SURESİ OKUNUŞU Bismillahirrahmânirrahîm. 1- İza zülziletil erdu zilzaleha 2- Ve ahracetilerdu eskaleha 3- Ve kalel insanü ma leha 4- Yevmeizin tühaddisü ahbaraha 5- Bienne rabbeke evha leha 6- Yevmeiziy yasdürun nasü eştatel li yürav a’malehüm 7- Fe mey ya’mel miskale zerratin hayray yerah 8- Ve mey ya’mel miskale zerratin şerray yerah
Zilzal Suresi Kur’an-ı Kerim’de yer alan surelerden biridir. Kur’an-ı Kerim’de yer alan sure olan Zilzal, birçok kişi tarafından ezbere bilinmektedir. Peygamber Efendimiz sav Medine de iken inen Zilzal suresi, kıyamet gününde meydana gelecek şiddetli sarsıntılardan bahsetmektedir. Birçok kişi bu surenin anlamını merak etmektedir. Peki Zilzal suresinin Türkçe okunuşu nasıldır? Zilzal suresinin Türkçe meali nasıldır? Zilzal suresi Kur-an’ın kaçıncı suresidir? Zilzal suresinin faziletleri nelerdir? İşte tüm detayları ile Zilzal suresi… Zilzal suresi ne zaman okunur? Zilzal ne anlama gelmektedir? Zilzal Suresi Kur'an-ı Kerim'de yer alan surelerden biridir. Kur'an-ı Kerim'de yer alan 99. sure olan Zilzal, birçok kişi tarafından ezbere bilinmektedir. Peygamber Efendimiz sav Medine de iken inen Zilzal suresi, kıyamet gününde meydana gelecek şiddetli sarsıntılardan bahsetmektedir. Birçok kişi bu surenin anlamını merak etmektedir. Peki Zilzal suresinin Türkçe okunuşu nasıldır? Zilzal suresinin Türkçe meali nasıldır? Zilzal suresi Kur-an'ın kaçıncı suresidir? Zilzal suresinin faziletleri nelerdir? İşte tüm detayları ile Zilzal suresi… Zilzal suresi nedir Diyanet? Toplamda 8 ayetten oluşan Zilzal suresi, Kur'an-ı Kerim'de 99. sırada yer almaktadır. İniş sırasına göre bulunan Zilzal suresi, Medine döneminde nazil olmuştur. Zilzal suresi, genel olarak kıyametin anında meydana gelecek şiddetli yer sarsıntılarından bahsetmektedir. Bunun yanı sıra Allah, insanların dünyada işledikleri hayır ve şerlerin ahiret yurdunda karşılıklarının olacağını bildirmektedir. Zilzal suresinin Türkçe okunuşu Bismillahirrahmanirrahim 1- İza zülziletil erdu zilzaleha 2- Ve ahracetilerdu eskaleha 3- Ve kalel insanü ma leha 4- Yevmeizin tühaddisü ahbaraha 5- Bienne rabbeke evha leha 6- Yevmeiziy yasdürun nasü eştatel li yürav a'malehüm 7- Fe mey ya'mel miskale zerratin hayray yerah 8- Ve mey ya'mel miskale zerratin şerray yerah Zilzal Suresinin meali nedir Diyanet? Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla 1- Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı, 2- Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı, 3- Ve insan "Ona ne oluyor?" dediği zaman. 4- O gün yer, bütün haberlerini anlatır. 5- Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir. 6- O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır. 7- Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir. 8- Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir. Kur'an-ı Kerim'de kaç ayet vardır? Neredeyse 1400 yıl önce Allah'ın Cebrail as vasıtasıyla gönderdiği Kur'an-ı Kerim tüm müslümanlar tarafından yüzyıllardır rehber edinilen en önemli kaynaktır. Kur'an-ı Kerim'in içeriği kadar, surelerin isimleri, sayısı ve ayet sayısı gibi özellikleri de birçok kişi tarafından merak edilmektedir. Peki Kur'an-ı Kerim'de kaç ayet var? Kur'an-ı Kerim'deki sure sayısı nedir ve isimleri nelerdir? İslam dininin ana kaynağı olan Kur'an-ı Kerim, sav 40 yaşındayken Mekke'de inmeye başlamıştır. Cebrail peygamber Nur dağının Hira mağarasında ayetleri ilk ayetleri ezberletmiştir. İlk olarak Alak suresinin ilk 5 ayetinin inmesiyle başlayan Kur'an-ı Kerim'in ilk ayeti de İkra yani Oku'dur. Yüzyıllardır tüm müslümanların hayatlarının her anını dizayn etmek için kullandıkları bu yegane kaynak, hiç tahrif olmadan günümüze kadar ulaşmıştır. sav'in peygamber olmasıyla 610 yılında inmeye başlayan ve 13 yıl Mekke'de 10 yıl da Medine'de inen Kur'an ayetleri 23 yılın sonunda tamamlanmıştır. Ramazan ayının Kadir gecesinde inmeye başlayan Kur'an ayetleri, sahabeler tarafından ezberlenerek daha sonra dört halife döneminde kitaplaştırılarak çoğaltılmıştır. 23 yılda inen Kur'an-ı Kerim'de toplamda 114 sure vardır. Bu surelerin tamamında 6236 ayet vardır. Bu konuda Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı şöyle açıklamada bulunmuştur Bilindiği gibi âyet, Kur'an cümlelerine verilen isimdir. Kur'an-ı Kerim, Hz. Peygamberden günümüze hiçbir değişikliğe uğramadan gelmiştir. Ancak Kur'an-ı Kerim üzerinde noktalama çalışmaları yapılırken âyetlerin bölünüp numaralandırılmasında bazı küçük farklılıklar olmuş; söz gelimi, bazı âlimlerin müstakil âyet olarak belirlediği bir ibare bazı âlimlerce iki âyet olarak düşünülmüş; böylece âyetlerin numaralandırılması konusunda küçük farklılıklar ortaya çıkmıştır. Her ne kadar halk arasında Kur'an'daki ayet sayısının 6666 olduğu yönünde yaygın bir söylem varsa da doğrusu bu rakamın 6236 olduğudur. Ayet nedir? Arapça'da delil, alamet anlamına gelen ayet kelimesi, Müslümanların kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim'deki her bir harf, kelime veya cümleye verilen addır. Kur'an-ı Kerim'de 114 sure içinde 6236 ayet olduğu bilinir. Kur'an-ı Kerim'deki surelerin isimleri 1- Fatiha 2- Bakara 3- Ali- İmran 4- Nisa 5- Mâide 6- En'am 7- A'raf 8- Enfal 9- Tevbe 10- Yunus 11- Hûd 12- Yusuf 13-Rad 14- İbrahim 15- Hicr 16- Nahl 17- İsra 18- Kehf 19- Meryem 20- Ta-Ha 21- Enbiya 22- Hac 23-Müminun 24- Nur 25- Furkan 26- Şuara 27- Neml 28- Kasas 29- Ankebut 30- Rum 31- Lokman 32- Secde 33- Ahzab 34- Sebe 35- Fâtır 36- Ya-Sin 37- Saffat 38-Sad 39-Zümer 40- Mümin 41-Fussilet 42- Şura 43-Zuhruf 44- Duhan 45-Casiye 46-Ahkaf 47-Muhammed 48-Fetih 49-Hucurat 50-Kaf 51-Zariyat 52-Tur 53-Necm 54-Kamer 55-Rahman 56-Vakıa 57-Hadid 58-Mücadile 59- Haşr 60- Mümtehine 61- Saf 62- Cuma 63- Münafikun 64- Tegabun. 65- Talak 66- Tahrim 67- Mülk 68- Kalem 69- Hakka 70- Mearic 71 Nuh 72 Cin 73 Müzemmil 74 Müdessir 75 Kıyamet 76- İnsan 77- Mürselat 78- Nebe 79- Naziat 80 Abese 81- Tekvir 82- İnfitar 83- Mutafffifin 84- İnşikak 85- Buruc 86- Tarık 87- Ala 88- Gaşiye 89 Fecir 90 Beled 91- Şems 92- Leyl 93- Duha 94- İnşirah 95- Tin 96- Alak 97- Kadir 98- Beyyine 99- Zilzal 100- Adiyat 101- Karia 102- Tekasür 103- Asr 104- Hümeze 105- Fil 106- Kureyş 107- Maun 108- Kevser 109- Kafirun 110- Nasr 111- Mesed 112- İhlas 113- Felak 114- Nas Fatiha suresi Türkçe okunuşu ve anlamı Toplamda 7 ayetten oluşan Fatiha suresi, halk arasında Elhamd veyahut Elham olarak da bilinir. Peygamber Efendimiz henüz Mekke'de iken inen Fatiha suresi, Kur'an-ı Kerim'de ilk sırada yer almaktadır. Başlangıç anlamına gelen Fatiha, iniş bakımından ise Fatiha suresinin Türkçe okunuşu Bismillahirrahmanirrahim Elhamdulillâhi rabbil'alemin Errahmânir'rahim Mâliki yevmiddin İyyâke na'budu Ve iyyâke neste'în İhdinessirâtal mustakîm Sirâtallezine en'amte aleyhim Ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn Fatiha Suresinin meali nedir Diyanet? Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla Hamd, Alemlerin Rabbi Rahman, Rahim Hesap ve ceza gününün maliki Allah'a mahsustur. Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanlarınkine ve sapkınlarınkine değil. .
Zilzâl Suresi 7. ayeti ne anlatıyor? Zilzâl Suresi 7. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...Zilzâl Suresi 7. Ayetinin Arapçasıفَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۜ Zilzâl Suresi 7. Ayetinin Meali AnlamıArtık kim zerre ağırlığınca bir iyilik yapmışsa, onu Suresi 7. Ayetinin TefsiriNihayet iyilere amel defterleri sağ tarafından, kötülere de sol tarafından verilir. bk. Hâkka 69/19-37; İnşikâk 84/7-15 Dünyada küçük büyük bütün yaptıkları amel defterlerine yazılmıştır. Amellerini eksiksiz orada görürler. Zerre ağırlığınca bir iyilik yapmış olsalar, onu görürler. Yine zerre kadar kötülük işlemiş olsalar onu görürler. الذرة zerre, gözle görülür görülmez derecede küçük karınca, güneş ışığında sezilebilecek zerrecikler demektir. Burada maksat, beşer hissiyâtının sezebileceği en küçük şeyle sorumluluğun en küçük miktarını bildirmektir. En küçük bir iyiliğin veya kötülüğün bile Allah katında kaybolmayacağını haber vermektir. Zira her şey, en küçük bir ihmale uğramadan o defterlerde kayıt altına alınmıştır. Mevzuyla alakalı diğer âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur“Herkesin amel defteri önüne konulacak; sen günahkârların o defterde yazılı olanlardan dolayı ödleri patlayacak şekilde korktuklarını göreceksin. Hayretler içinde Yazıklar olsun bize! Bu nasıl defter ki, küçük büyük demeden, hiçbir şeyi dışarıda bırakmadan ne yapmış, ne söylemişsek hepsini saymış dökmüş!» diyecekler. Böylece yaptıkları her şeyi amel defterlerinde bulacaklar. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.” Kehf 18/49“Kıyâmet günü herkes dünyada iken yaptığı iyilik ve kötülükleri önünde hazır bulacak; ama kendisi ile günahları arasında çok uzun bir mesafe olmasını isteyecek. Allah sizi azabından sakındırıyor. Çünkü Allah, kullarına çok şefkatlidir.” Âl-i İmrân 3/30Madem insan o gün, zerre miktarı kadar bile olsa yaptığı bütün iyilikleri ve kötülükleri görecek, o halde o, dünyadayken hesabını zerre miktârına göre yapmalıdır. “Küçüktür, bundan bir şey olmaz” diyerek mekruhları bile işlemekten kaçınacağı gibi, “küçüktür, bunun bir faydası olmaz” diyerek de en küçük iyilikleri bile ihmal etmemeli, elinden geldiği kadar iyilik yapmalıdır. Günahın küçüklüğüne değil, onu kime karşı işlediğine; iyiliğin küçüklüğüne değil, onu kimin adına yaptığına dikkat etmelidir. Nitekim Resûlullah hiçbir iyiliğin önemsiz olmadığını ve hiçbir günahı basit görmemek gerektiğini şöyle ifade buyurur“Yarım hurma ile veya bir güzel sözle olsa bile kendinizi ateşten koruyun.” Buhârî, Edeb 34; Müslim, Zekât 66-70“Sizden bir şey isteyeni eli boş geri göndermeyin; kızartılmış koyun veya sığır tırnağı bile olsa verin.” Mâlik, Muvatta’, Sıfatü’n-Nebi 5“Âişe! İnsanların küçümsediği günahlardan uzak dur. Çünkü onları da kaydeden görevli melekler vardır.” İbn Mâce, Zühd 29; Dârimî, Rikâk 17Rivayete göre, bir fakir müminlerin annesi Hz. Aişe’den yiyecek bir şeyler istedi. Önünde bir miktar üzüm vardı. Orada bulunan birisine“- Bir tane al ve bunu ona ver” dedi. Bu kişi ona hayretle bakmaya başladı. Bunu gören Aişe şöyle dedi“- Buna hayret mi ediyorsun! Biliyor musun, bu bir tanede kaç tane zerre ağırlığı vardır.” Muvatta’, Sadaka 6Sad b. Ebi Vakkas birisine sadaka olarak sadece iki hurma verdi. Dilenci elini kapattı. Dilenciye şöyle dedi“- Allah bizden zerrelerin ağırlığını dahi kabul eder. İki hurma tanesinde ise pek çok zerre ağırlığı vardır.” Kurtubî, el-Câmi, XX, 152Lokmân oğluna verdiği şu nasihat ise bu açıdan ne kadar tesirli ve mânidârdır“Evlâdım! Yaptığın iyilik veya kötülük hardal tanesi ağırlığında bile olsa, bir kayanın içinde saklı da olsa, göklerin veya yerin herhangi bir noktasında bile bulunsa, Allah onu çıkarıp âhirette karşına getirir. Çünkü Allah her şeyi bütün incelikleriyle bilir, her şeyden hakkiyle haberdardır.” Lokmân 31/16Anlaşıldığı üzere bu âyetlerde sadece mahşer yerinde “amellerin görülmesi”nden bahsedilir. “Amellerin karşılığının görülmesi” ise hesaptan ve her biri kişi hakkında “cennetlik” ya da “cehennemlik” hükmü verilmesinden sonradır. Hesap sırasında Cenâb-ı Hak bazı günahları affedebilir. Bazı kullarına şefaat yetkisi verebilir. Onların şefaatiyle bir kısım insanları affedebilir. Mü’minlerin amellerini bire ondan başlayıp, bire yüz, bire yedi yüz ve daha fazla bir karşılıkla mükâfatlandırabilir. bk. Bakara 2/161; Enâm 6/160 Kur’ân-ı Kerîm’in haber verdiğine göre kıyamet günü pek çok safhalardan oluşur. Her safhanın kendine göre hadiseleri ve manzaraları o dehşetli güne hazırlık yapmak üzere insanın öncelikle en büyük düşmanı olan kendi nefsiyle çok kapsamlı bir mücahedeye girişmesi ve bu konuda sabahları erkenden düşmana saldıran iyi eğitilmiş savaş atları gibi uyanık ve gayretli olması gerektiğini açıklamak üzere Âdiyât sûresi geliyorZilzâl Suresi tefsiri için tıklayınız...Kaynak Ömer Çelik TefsiriZilzâl Suresi 7. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız... İslam ve İhsan
❬ Önceki Sonraki ❭ فَمَن يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۥ Diyanet Vakfı Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür.
TEFSİR Nihayet iyilere amel defterleri sağ tarafından, kötülere de sol tarafından verilir. bk. Hâkka 69/19-37; İnşikâk 84/7-15 Dünyada küçük büyük bütün yaptıkları amel defterlerine yazılmıştır. Amellerini eksiksiz orada görürler. Zerre ağırlığınca bir iyilik yapmış olsalar, onu görürler. Yine zerre kadar kötülük işlemiş olsalar onu görürler. الذرة zerre, gözle görülür görülmez derecede küçük karınca, güneş ışığında sezilebilecek zerrecikler demektir. Burada maksat, beşer hissiyâtının sezebileceği en küçük şeyle sorumluluğun en küçük miktarını bildirmektir. En küçük bir iyiliğin veya kötülüğün bile Allah katında kaybolmayacağını haber vermektir. Zira her şey, en küçük bir ihmale uğramadan o defterlerde kayıt altına alınmıştır. Mevzuyla alakalı diğer âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur“Herkesin amel defteri önüne konulacak; sen günahkârların o defterde yazılı olanlardan dolayı ödleri patlayacak şekilde korktuklarını göreceksin. Hayretler içinde Yazıklar olsun bize! Bu nasıl defter ki, küçük büyük demeden, hiçbir şeyi dışarıda bırakmadan ne yapmış, ne söylemişsek hepsini saymış dökmüş!» diyecekler. Böylece yaptıkları her şeyi amel defterlerinde bulacaklar. Rabbin hiç kimseye zulmetmez.” Kehf 18/49“Kıyâmet günü herkes dünyada iken yaptığı iyilik ve kötülükleri önünde hazır bulacak; ama kendisi ile günahları arasında çok uzun bir mesafe olmasını isteyecek. Allah sizi azabından sakındırıyor. Çünkü Allah, kullarına çok şefkatlidir.” Âl-i İmrân 3/30Madem insan o gün, zerre miktarı kadar bile olsa yaptığı bütün iyilikleri ve kötülükleri görecek, o halde o, dünyadayken hesabını zerre miktârına göre yapmalıdır. “Küçüktür, bundan bir şey olmaz” diyerek mekruhları bile işlemekten kaçınacağı gibi, “küçüktür, bunun bir faydası olmaz” diyerek de en küçük iyilikleri bile ihmal etmemeli, elinden geldiği kadar iyilik yapmalıdır. Günahın küçüklüğüne değil, onu kime karşı işlediğine; iyiliğin küçüklüğüne değil, onu kimin adına yaptığına dikkat etmelidir. Nitekim Resûlullah hiçbir iyiliğin önemsiz olmadığını ve hiçbir günahı basit görmemek gerektiğini şöyle ifade buyurur“Yarım hurma ile veya bir güzel sözle olsa bile kendinizi ateşten koruyun.” Buhârî, Edeb 34; Müslim, Zekât 66-70“Sizden bir şey isteyeni eli boş geri göndermeyin; kızartılmış koyun veya sığır tırnağı bile olsa verin.” Mâlik, Muvatta’, Sıfatü’n-Nebi 5“Âişe! İnsanların küçümsediği günahlardan uzak dur. Çünkü onları da kaydeden görevli melekler vardır.” İbn Mâce, Zühd 29; Dârimî, Rikâk 17Rivayete göre, bir fakir müminlerin annesi Hz. Aişe’den yiyecek bir şeyler istedi. Önünde bir miktar üzüm vardı. Orada bulunan birisine“- Bir tane al ve bunu ona ver” dedi. Bu kişi ona hayretle bakmaya başladı. Bunu gören Aişe şöyle dedi“- Buna hayret mi ediyorsun! Biliyor musun, bu bir tanede kaç tane zerre ağırlığı vardır.” Muvatta’, Sadaka 6Sad b. Ebi Vakkas birisine sadaka olarak sadece iki hurma verdi. Dilenci elini kapattı. Dilenciye şöyle dedi“- Allah bizden zerrelerin ağırlığını dahi kabul eder. İki hurma tanesinde ise pek çok zerre ağırlığı vardır.” Kurtubî, el-Câmi, XX, 152Lokmân oğluna verdiği şu nasihat ise bu açıdan ne kadar tesirli ve mânidârdır“Evlâdım! Yaptığın iyilik veya kötülük hardal tanesi ağırlığında bile olsa, bir kayanın içinde saklı da olsa, göklerin veya yerin herhangi bir noktasında bile bulunsa, Allah onu çıkarıp âhirette karşına getirir. Çünkü Allah her şeyi bütün incelikleriyle bilir, her şeyden hakkiyle haberdardır.” Lokmân 31/16Anlaşıldığı üzere bu âyetlerde sadece mahşer yerinde “amellerin görülmesi”nden bahsedilir. “Amellerin karşılığının görülmesi” ise hesaptan ve her biri kişi hakkında “cennetlik” ya da “cehennemlik” hükmü verilmesinden sonradır. Hesap sırasında Cenâb-ı Hak bazı günahları affedebilir. Bazı kullarına şefaat yetkisi verebilir. Onların şefaatiyle bir kısım insanları affedebilir. Mü’minlerin amellerini bire ondan başlayıp, bire yüz, bire yedi yüz ve daha fazla bir karşılıkla mükâfatlandırabilir. bk. Bakara 2/161; Enâm 6/160 Kur’ân-ı Kerîm’in haber verdiğine göre kıyamet günü pek çok safhalardan oluşur. Her safhanın kendine göre hadiseleri ve manzaraları o dehşetli güne hazırlık yapmak üzere insanın öncelikle en büyük düşmanı olan kendi nefsiyle çok kapsamlı bir mücahedeye girişmesi ve bu konuda sabahları erkenden düşmana saldıran iyi eğitilmiş savaş atları gibi uyanık ve gayretli olması gerektiğini açıklamak üzere Âdiyât sûresi geliyor Kaynak Ömer Çelik Tefsiri
zilzal suresi 7 8 arapça