Konu Lidyalılar - Anadolu'da Kurulan Uygarlıklar 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Konu Anlatımı; Yeryüzünde Yaşam; Konu: Lidyalılar - Anadolu'da Kurulan Uygarlıklar . Related Topics Konu / Başlatan Yanıt Son İleti; Anadolu da kurulan ilk uygarlıklar (medeniyetler) Hangileridir?
6Sınıf Sosyal Bilgiler; 7.Sınıf Sosyal Bilgiler; lidyalılar. Yörükan, 04/12/2016, 13:39. 1: 2,827: 13/12/2016, 19:27 Son Yorum: hüseyin_07 : Miryokefalon Savaşı-İnfografik. Sıcak Konu (Yeni Yorum Var) Sıcak Konu (Yeni Yorum Yok) Yeni Yorum Yok Sizin Yorumunuzu İçerir
3Sınıf Türkçe 1.Dönem Tüm Konular Değerlendirme Sınavı; 2.Sınıf Türkçe Görsel Anlatım Çalışma Sayfası; 2.Sınıf Türkçe Okuduğunu Anlama Metni ve
5SINIF SOSYAL BİLGİLER ANADOL YAYINLARI DERS KİTABI CEVAPLARI 1.ÜNİTE (2020-2021) Sevgili Öğrenciler 2021-2022 5.Sınıf Anadol Yayınları Sosyal Bilgiler Ders Kitabı 1.ünite cevaplarını sitemizde bulabilirsiniz. Tema 1. ve 2. Bölüm Konu Anlatım Özetleri. Tartışmacı anlatım, kanıtlayıcı anlat
Lidyalılar Egedeniz’i kıyısında Menderes, Gediz Nehirleri etrafında kurulmuştur. Ders Notu Kısa Anadolu Uygarlıklarının Özellikleri Kısa Özet Anadolu Uygarlıklarının Özellikleri Konu Anlatımı Anadolu Uygarlıklarının Özellikleri Özeti. 6. Sınıf Sosyal Bilgiler Günlük Ders Planları (2021 / 2022)
fh9BO. Geçmişten Günümüze Yerleşme TARİH ÇAĞLARI İsa’nın doğumu 0 sıfır olarak adlandırılır. Bu tarihten önceki döneme Milattan Önce sonraki döneme ise Milattan Sonra denir. 100 yıldan oluşan zaman dilimine yüzyıl denir. Tarihi daha kolay inceleyebilmek için yüzyıllara ayrılmıştır. Tarih yazı ile başlar. Bu yüzden yazının icadından önceki döneme TARİH ÖNCESİ DÖNEMLER sonraki döneme ise TARİH SONRASI DÖNEMLER denir. Tarih dönemlerinde İnsanları etkileyen sosyal ve ekonomik olayların başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki zamana ÇAĞ denir. Mağara ve Kulübede Yerleşme İlkçağda insanlar tarım yapmayı bilmediklerinden avcılık ve toplayıcılıkla geçiniyorlardı. Göçebeydiler. Genelde nehir kenarındaki yerlerde; ağaç kovuklarında ve mağaralarda, yuvarlak biçimli kulübelerde dağınık şekilde tercih etmelerinin nedeni iklim koşullarının uygunluğu,su kaynaklarının çokluğu, meyvelerin bolluğu ve av hayvanlarının çokluğu ve barınak yapacak malzemelerin çokluğuydu. BU YÜZDEN İLK UYGARLIKLAR AKARSU KENARLARINDAKİ VERİMLİ TOPRAKLARDA kurulmuştur. Bu kulübeleri avladıkları hayvanların derisinden, dallardan ve çamurdan yapıyorlardı. Yaşadıkları mağaraların duvarlarına resimler yaptılar. Bu döneme ait en ünlü yerleşme Antalya-Karain mağarasıdır. Çatalhöyük’te Yerleşme İnsanlar bir süre sonra ateşi buldular. Pişirerek çanak ve çömlek yaptılar. Tarım yapmayı öğrendiler. Hayvanları evcilleştirmeyi öğrendiler. Hayvanları tarla sürmede, ulaşımda, taşımacılık da kullandılar. Böylece dokumacılık faaliyetleri başladı. Altın, bakır, demir madenini işlediler. Aletler yaptılar. Ürettiklerini satmaya başladılar. Böylece ticaret faaliyetleri başladı. Tüm bunların sonucu olarak göçebe yaşamı terk edip yerleşik ve toplu yaşama geçtiler. Köyler kurdular. Anadolu’da bu döneme ait en önemli yerleşme Konya Çatalhöyük’tür. Diğer yerleşim yerleri ise KONYA-Çatalhöyük, BURDUR-Hacılar ve Çorum-Alacahöyük’tür. ÇATALHÖYÜK Konya’nın Çumra ilçesi yakınlarındadır. Günümüzden 9000 yıl önce kurulmuştur. Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biridir. İlk ev mimarisi ve kutsal yapıları ile Tarih öncesi döneme ışık tutan önemli bir merkezdir. Dünyada yemek kültürünün ilk başladığı, ateşin kullanıldığı, tarımın yapıldığı ve yerleşik yaşama geçildiği merkez olarak tanınır. Bu köylerdeki evler tarlalara yakın, birbirine bitişik üstten, üstten girişli kerpiç evlerdi. Bunun nedeni vahşi hayvan saldırılarından korunmaktı. Sosyal yaşam damlarda geçiyordu. Truva’da Yerleşme 3000-2000 yılları arasında artık büyük şehirler kurulmaya başlandı. Bu şehirler önemli ticaret yolları üzerine kuruluyordu. Ticaretle zenginleşen şehirliler, şehirlerine tiyatrolar, tapınaklar, çeşmeler ve kitaplıklarla süslüyorlardı. Bu dönemde insanlar avlulu geniş evlerde oturuyorlardı. Dışarıdan gelecek saldırılar için şehrin etrafı kalın bir surla çevriliydi. Bu dönemdeki en önemli yerleşmeler ÇANAKKALE TRUVA ve AYDIN-Söke yakınlarındaki PİRENE’ydi KARŞILAŞTIRALIM İlkçağlarda yerleşim Yeri seçerken Günümüzde yerleşim yeri seçerken Su kaynakları Eğitim Tarım Sağlık Meyve bolluğu Ulaşım Korunma İş olanakları İklimin uygunluğu İklim Ev için malzeme bolluğu Yer şekilleri Av hayvanlarının çokluğu Tarım 19. ve 21. Yüzyılda Yerleşme Zamanla şehirlerin bir araya gelmesi ile devletler kuruldu. Şehirlerde yöneticiler ve tüccarlar yaşıyordu. Çiftçiler ise köylerde yaşamaya devam ediyordu. Avrupa’da 19. yüzyılda başlayan Sanayi İnkılabı hızlı değişime neden oldu. Fabrikalar açıldı. İşgücüne ihtiyaç duyuldu. İnsanlar şehirlere göç etmeye başladı. Şehirlerdeki tek ve iki katlı konutla yetmeyince çok katlı konutlar yapılmaya başlandı. Ayrıca gecekondular yapıldı. Günümüzde insanlar alışveriş merkezleri, gökdelenler ve parklarla şehirlerini güzelleştirmeye çalışıyorlar. UYGARLIKLARIN BEŞİĞİ Türkiye, uygarlıkların kesiştiği bir yerde bulunmaktadır. Bu uygarlıklar Anadolu’da yaşayan Hititler, Frigler, Lidyalılar, İyonlar ve Urartular; Mezopotamya’da yaşayan Sümer, Babil ve Asurlulardır. Şimdi bu uygarlıkların özellikleri görelim. MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI Kazanım Anadolu ve Mezopotamya’da yaşamış ilk uygarlıkların yerleşme ve ekonomik faaliyetleri ile siyasal ve sosyal yapıları arasındaki etkileşimi fark eder. İlkçağ’da Fırat ve Dicle nehirleri arasın kalan bölgeye “iki nehir arası” anlamında Mezopotamya adı verilmiştir. İkliminin uygun, topraklarını verimli, nehirlerinden sulamada yararlanılabilmesi, göç yolları üzerinde yer alması ve ticaret merkezi olması nedeniyle tarihte pek çok uygarlık kurulmuştur. Buna rağmen bölgede taş bulunmaması, eserlerin kerpiçten ve tuğladan yapılması, bolca istilalar nedeniyle günümüze fazla eser ulaşmamıştır. MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI 1-Sümerler “Site” adı verilen şehir devletleri şeklinde yaşamışlardır. Bu siteleri “Patesi” veya “Ensi” denilen krallar yönetmişlerdir. Ur, Uruk, Sus ve Lagaş bu site devletlerinin adlarıdır. Siteler halinde yönetilmeleri siyasi birliği sağlayamadıklarını gösterir. Sümre kralları hep BAŞKRAL, hem BAŞRAHİP, hem BAŞYARGIÇ hem de BAŞKOMUTAN idi. Sümerler, geçimlerini tarım, hayvancılık ve ticaretle sağlıyorlardı. Sümerleri dünya uygarlık tarihine en büyü katkıları YAZIYI bulmuş olmalarıdır. Yazıyı bulmalarında ihtiyaçlar etkili olmuştur. Ürünleri kaydedebilmek için yazıyı icat etmişlerdi. Sümerler aynı zamanda tekerliği de icat etmişlerdir. Bölgede taş çok az olduğu için taşı Anadolu’dan temin ediyorlardı ve sadece evlerinin temelini taştan yapıyorlardı. Duvarları ise kilde yapıyorlardı. Yazı tabletleri de kilden yapıldığı için kil çok değerliydi. Lagaş sitesi kralı Urugakina, “ilk yazılı kanunları” hazırlamıştır. Urugakina Kanunları fidye esasına dayanıyordu ve insancıldı. Sümerler, edebi eserlerini yazıya geçirmişlerdir. Gılgamış Destanı, Tufan Efsanesi ve Yaratılış Destanı bunlara örnek gösterilebilir. Sümerlerde sosyal sınıf farkları vardı, halk köle ve hür olarak ikiye ayrılırdı. Çok tanrılı bir inanışa sahip olan Sümerler tanrıları için ZİGGURAT adı verilen yedi katlı tapınaklar inşa etmişlerdir. Bu tapınakların alt katı depo, orta katı tapınak ve okul ve en üst katı da gözlemevi olarak kullanılmıştır. Astronomi biliminde ileri gitmişlerdir. Zigguratlardaki gözlemevi sayesinde ay yılı esasına dayanan takvimi bulmuşlardır. Güneş sistemindeki 5 gezegeni keşfetmişlerdir. Sümerler, dört işlemi, dairenin iç açılarının 360 derece olduğunu bulmuşlardır. Ölümden sonra yaşama inanmayan Sümerler mezarlarına ölüleri bir şey koymadan gömerlerdi. 2-Babilliler 2000’li yıllarda Mezopotamya’ya hakim olmuşlardır. Devletin merkezi Babil’dir. Babillilerin temel geçim kaynaları tarım, hayvancılık ve ticaretti. Ülkenin en ünlü kralı HAMMURABİ’dir. Kendisi Sümer yasalarını düzenleyerek iki toplum arasındaki etkileşimin kanıtı sert ve kapsamlı bir hale getirmiş ve tarihinin bilinen ilk anayasası olan HAMMURABİ kanunlarını hazırlamıştır. Bir taşa kazınan ve 282 maddeden oluşan bu yasalar herkesin görmesi için şehir merkezine dikilen bu yasalar oldukça sert olup göze göz, kana kan ve dişe diş esasına dayanır. Bu kanunlar sayesinde ülkede adalet ve güven sağlanmıştır Zigguratların Babillilerde de görülmesi iki toplum arasında etkileşim olduğunu gösterir. Babillerde sosyal sınıf farkları vardı, halk köle ve hür olarak ikiye ayrılırdı. Mimaride ileri giden Babilliler Babil’in Asma Bahçeleri’ni ve ay ve güneşi gözlemek için Babil Kulesi’ni yapmışlardır. 3-Asurlular 2200’lerde yukarı Mezopatamyada kurulmuşlardır. Başkentleri Ninova’dır. Asurlular tarım, hayvancılık ve ticaretle geçimlerini sağlıyorlardı. Özellikle ticaretle geçimlerini temin eden Asurlular “Karum” adı verilen Pazar yerleri kurmuşlardır. Eşe kervanları ile Anadolu’daki Hititlerle Kaniş adı verilen yerlerde ticaret yapmışlardı. Yaptıkları ticari antlaşmalar ile yazıyı Hititlere de öğretmişler böylece Anadolu’nun Tarih çağlarına geçmelerini sağlamışlardır. Kayseri Kültepe’deki Asur tabletleri bu döneme ait önemli belgelerdir. Bu belgelerde ticari kayıtlar vardır. Ayrıca kervanların mühürlendiği ve şahitler huzurunda açıldığı silindir mühürleri de Anadolulu tüccarlara öğretmişlerdi. Tarihte bilinen ilk kütüphane de Asurlular tarafından kurulmuştur Asurbapinal Kütüphanesi. Çömlekçi çarkı kullanan Asurlular bu sayede hızlı ve seri kap kacak üretebiliyorlardı. ANADOLU UYGARLIKLARI Tarih Boyunca Anadolu’nun Yerleşim Yeri Olarak Seçilmesinin Nedenleri 1-Ilıman bir iklime sahip olması 2-Tarım yapılabilecek verimli toprakları olması 3-Bol su kaynaklarına sahip olması 4-Önemli kara ve deniz ticaret yolları üzerine yer alması. 5-Coğrafi şartlarının savunma ve güvenlik açısından uygun olması 6-Yer altı ve Yerüstü kaynaklarının zengin olması Tarih Öncesi’nde Anadolu’daki Yerleşim Yerleri A-Yontma Taş Devri Antalya’da; Karain, Beldibi, Belbaşı mağaraları. Antakya’da; Mağaracık B-Cilalı Taş Devri Konya’da; Çatalhöyük Diyarbakır’da; Çayönü Burdur’da; Hacılar C-Maden Devri Çanakkale’de; Truva Yozgat’ta; Alişar Çorum’da; Alacahöyük Anadolu Uygarlıkları şunlardır 1-Hititler Kızılırmak yayı çevresinde Hattuşaş Boğazköy merkez olmak üzere kurulmuşlardır. Devletin başında aynı zamanda başkomutan, başyargıç ve başrahip yetkilerine sahip bir kral bulunurdu. Kraldan sonra en yetkili kişi TAVANANNA adı verilen kraliçeydi. Tavananna kral olmadığı zaman onun yerine bakar ve Pankuş meclisine başkanlık ederdi. Devlet yönetiminde asillerden oluşan PANKUŞ adı verilen bir meclis yetkiliydi. Bu meclisin kral ve kraliçeyi bile yargılama yetkisi vardı. Hitit kralları Tanrılara hesap vermek amacıyla ANAL adı verilen yıllıklar yazdırmışlardır. Anallarda her şey olduğu gibi yazıldığı için tarafsız tarih yazıcılığının başlangıcı sayılır. Hititleri dini çok Tanrılıydı. Kendi tanrılarından başka ülkelerin Tanrılarını da kutsal saydıkları için Hititlerin ülkesine BİN TANRI İLİ adı verilmiştir. Hititlerin temel geçim kaynaları, tarım, hayancılık ve madencilikti. Hititler Mezopotamya uygarlıklarından öğrendikleri çivi ve hiyegrolif yazısını kullanmışlardır. Babil ve Asur kanunlarını geliştirerek fidye esasına dayanan hukuk kuralları yapmışlardır. Hititler, Suriye’nin egemenliği için Mısırlılarla savaşmışlar Kadeş Savaşı bu savaş sonucunda imzalanan Kadeş Anlaşması tarihin bilinen ilk yazılı anlaşmasıdır. Hititler, Asurlularla ticaret yaparak etkileşmişler ve onlardan çivi yazısını öğrenmişlerdir. 2-Frigler Hitit varlığının Anadolu’da zayıflaması üzerine Gordion Polatlı merkez olmak üzere Sakarya nehrinin kenarında kurulmuşlardır. Krallarına Midas adı verilir. Friglerin temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Tarıma oldukça önem veren Frigler, hukuk kuralları da buna dayalı olarak hazırlanmış olup saban kırmanın ve öküz kesmenin cezası idamdı. Tarım dini inançları üzerinde de etkili olmuştur. Friglerin en ünü Tanrıçası bereket tanrıçası Kibele’ydi. Hayvancılığa bağlı olarak Tapates adı verilen ünlü halı ve kilimleri dokumuşlardır. Maden işlemeciliğinde ileri giden Frigler, elbiselerini vücutlarında tutmak içim “fibula” adı verilen çengelli iğneyi ve “göbekli hamam tasını” icat etmişlerdir. Frigler, mobilya işlemeciliğinde de ileri kullanmadan ahşap masa yapabiliyorlardır. Hatta akpaş oyuncaklar yapmışlardır. Krallarını TÜMÜLÜS adı verile yığma tepe mezarlara gömmüşlerdir. Friglere Kimmeler son vermiştir. 3-Lidyalılar Batı Anadolu’da Gediz ve Menderes ırmakları arasında Frig hâkimiyetinin sona ermesinden sonra kurulmuşlardır. Başkentleri Sard’tır. Salihli Efes’ten başlayıp Mezopotamya’ya Asur başkenti Sus’a kadar uzanan Kral Yolunu yapmışlardır. Bu yol doğu-batı arasında ticaretin gelişmesini sağlamıştır. Bu yol, Anadolu ve Mezopotamya arasındaki kültürel, ticari ve siyasi etkileşimi hızlandırmıştır. Lidyalılar, ticareti kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla takas usulüne son vererek parayı icat etmişlerdir. Lidyalıların yaşadıkları coğrafya zengin yer altı ve yerüstü kaynaklara sahip olduğundan madencilik, kuyumculuk, tarım ve hayvancılık yaygın ekonomik faaliyetlerdendir. Lidyalılar Frigler gibi Tümülüsler, İyonlar gibi saraylar yapmışlardır. Lidyalılar devamlı ve milli bir ordu yerine paralı askerlerden oluşan bir ordu kurmuşlar bu yüzden kısa sürede yıkılmışlardır. Lidyalılar 546’da Persler son vermiştir. 4-İyonlar Yunanistan’da yaşayan Akalar ve Dorların istilasından köçarkara Batı Anadolu’da İzmir ve çevresine gelmişler burada şehir devletleri kurmuşlardır. Milet, Efes, Foça gibi 12 şehir devleti kuran İyonlarda siyasi birlik yoktu. Deniz ticaretinde ileri giden İyonlar Akdeniz, Ege, Marmara Ve Karadeniz’de pek çok ticaret kolonisi kurmuşlardır. İlkçağ Anadolu uygarlıkları arasında bilim ve sanatın en çok geliştiği uygarlıktır. Özgür düşünce ortamı sonucu Heredot Tarih, Thales Matematik, Diyojen Felsefe9, Hipokrat Tıp ve Pisagor Matematik, Homeros Edebiyat gibi pek çok düşünür burada yaşamıştır. İyonlarda özgür düşüncenin gelişmesini sağlayan nedenler şunlardır a Dinsel baskının olmamas b Şehir devletlerinde siyasi baskının olmaması c Deniz ticareti sayesinde ekonomik gücün yüksek olması d Ticaret yollarını biti noktasında yer almaları. İyonlara Persler son vermiştir. 5-Urartular Van gölü ve çevresinde kurulmuşlardır. Başkenti Tuşpa Vandır. Madencilik, kaya oymacılığı ve süsleme sanatında ileri gitmişlerdir. Bakır, demir, altın ve gümüş madenlerini işlemişler. Yaptıkları desen ve motifleri ile dikkat çeken madeni eşyaları komşularına satmışlardır. Fildiği oymacılığı, mühürcülük ve takı işlemeciliğinde de ileri gitmişlerdir. Urartulardan kalan eserlerin çoğu günümüze ulaşmıştır. Van kalesi bunlardan birisidir. Dağlık olan alanlardan sulama yapabilmek için bentler, sulama kanalları, barajlar yapmışlardı. Şamran su kanalı bunlardan birisidir ve günümüzde de kullanılmaktadır. Urartular askerliğe ve savunmaya önem vermişlerdir. Kaleler ve surlar yapmışlardır. En ünlü Tanrıları savaş tanrısı Haldi’dir. Ahiret inancı olduğu için mezarlarını ev ve oda şeklinde yapmışlar ve ölüleri eşyaları ile gömmüşlerdir. Urartular çivi ve hiyegrolif yazısını kullanmışlardır. Urartulara Medler son vermişlerdir.
FİLTRELE Tüm Markalar Filtre Seçenekleri FİLTRELE SIRALA Stoktakiler Toplam 15 ürün DETAYLI İNCELE SEPETE EKLE Asistan Yayınları Asistan Yayınları Sosyal Bilgiler Akıllı Ders Asistanı %20 108,00 TL 135,00 TL DETAYLI İNCELE SEPETE EKLE Spoiler Yayınları Spoiler Yayınları Sosyal Bilgiler Defter %15 126,65 TL 149,00 TL DETAYLI İNCELE SEPETE EKLE Palme Yayınları Plus Serisi Sosyal Bilgiler Konu Anlatım Palme Yayınları %25 86,25 TL 115,00 TL DETAYLI İNCELE SEPETE EKLE Murat Yayınları Murat Yayınları Sosyal Bilgiler Okulum Akıllı Defter %20 64,00 TL 80,00 TL DETAYLI İNCELE SEPETE EKLE Hız Yayınları Hız Yayınları Sosyal Bilgiler Etkinlik Defteri %15 91,80 TL 108,00 TL DETAYLI İNCELE SEPETE EKLE Karekök Yayınları Sosyal Bilgiler MPS Konu Anlatımı ve Soru Çözümü Karekök Yayınları %30 111,30 TL 159,00 TL DETAYLI İNCELE SEPETE EKLE Açı Yayınları Sosyal Bilgiler Tut Sakla Çek Çöz Açı Yayınları %35 23,40 TL 36,00 TL DETAYLI İNCELE SEPETE EKLE Arı Yayınları Arı Yayınları Sosyal Bilgiler Akıllı Defter %20 79,20 TL 99,00 TL DETAYLI İNCELE STOKTA YOK Benim Hocam Yayınları Benim Hocam Sosyal Bilgiler Video Ders Notları %25 74,25 TL 99,00 TL DETAYLI İNCELE STOKTA YOK Yanıt Yayınları Yanıt Sosyal Bilgiler Aktif Defter 129,00 TL DETAYLI İNCELE STOKTA YOK Biz Yayınları 2021 Sosyal Bilgiler Sosyografik Çizgilerle Öğrenme Biz Yayınları 20,00 TL DETAYLI İNCELE STOKTA YOK Çanta Yayınları Çanta Yayınları Sosyal Bilgiler Öğreten Defter 74,90 TL DETAYLI İNCELE STOKTA YOK Aydın Yayınları Sosyal Bilgiler Defterim Aydın Yayınları %35 58,50 TL 90,00 TL DETAYLI İNCELE STOKTA YOK Aydın Yayınları Sosyal Bilgiler Ödev Fasikülleri Aydın Yayınları %35 83,20 TL 128,00 TL DETAYLI İNCELE STOKTA YOK Murat Yayınları Murat Yayınları Sosyal Bilgiler Öğrencim Defteri %20 64,00 TL 80,00 TL
YERYÜZÜNDE YAŞAM AHarita Bilgisi Harita Dünya’nın bütününün veya bir parçasının kuş bakışı görünüşünün belli oranda küçültülerek düzlem üzerine çizilmiş halidir. Dünya’nın bütününün veya bir parçasının gerçek boyutları ile çizilmesi çok zordur. Hem maliyeti fazla hem kullanması güçtür. Bu nedenle harita çiziminde mutlaka küçültme yapılır. Ölçek Haritalardaki küçültme oranıdır. Ölçek, bir yerin harita üzerindeki uzunluğunun gerçek uzunluğa oranın gösterir. Haritalarda iki tür ölçek kullanılır Ölçeklerine Göre Haritalar 1-Planlar Ölçeği 1/ kadar olan haritalardır. Şehir planları vb. haritalar bu gruba girer. 2-Büyük Ölçekli Haritalar Ölçeği 1/ ile 1/ arasında olan haritalardır. 3-Orta Ölçekli Haritalar Ölçeği 1/ ile 1/ arasında olan haritalardır. 4-Küçük Ölçekli Haritalar 1/ küçük olan haritalardır. Önemli BilgiÖlçeğin paydasındaki sayı büyüdükçe ölçek küçülür. Yani paydadaki sayı ile ölçek değeri arasında ters orantı vardır. Örneğin 1/ ölçeği, 1/ ölçeğinden küçüktür. Ölçeği değiştiğinde haritada neler değişir? Ölçek değiştikçe haritada; xKüçültme oranı arttıkça görünen alan genişler, ayrıntı azalır. xKüçültme oranı azaldıkça görünen alan daralır, ayrıntı artar. Ölçeği büyüyen haritaların; 1- Gösterdiği alan daralır. 2-Ayrıntıyı gösterme gücü artar. 3-Ölçek paydası küçülür. 4-Haritada iki merkez arasındaki uzaklık artar. Ölçeği küçülen haritaların; 1- Gösterdiği alan genişler. 2-Ayrıntıyı gösterme gücü azalır. 3-Ölçek paydası büyür. 4-Haritada iki merkez arasındaki uzaklık azalır. KESİR ÖLÇEĞİN PAYDASINDAKİ SAYI BÜYÜDÜKÇE KÜÇÜLDÜKÇE 1/ 1/ *Küçültme miktarı artar.*Ölçek küçülür.*Haritanın duvarda kapladığı alan küçülür.*Ayrıntı azalır.*Hata oranı artar. *Küçültme miktarı azalır.*Ölçek büyür.*Haritanın duvarda kapladığı alan büyür.*Ayrıntı artar.*Hata oranı azalır. BCoğrafi Konum Köy, kasaba veya şehirde yaşadığımız evin yerini belirten bir adresimiz vardır. Adres sayesinde evimizin yeri kolayca bulunur. Dünya üzerindeki herhangi bir yerin bulunmasında da hayali çizgiler olan paralel ve meridyenlere ihtiyaç duyarız. Paraleller Ekvator’a paralel birer derece aralıklarla çizilen dairelerdir. Ekvatorun kuzeyinde 90 ve güneyinde 90 olmak üzere 180 paralel dairesinin olduğu kabul edilir. İki paralel arasındaki uzalık eşittir ve yaklaşık 111 km’dir. Kutuplara doğru gidildikçe paralellerin çere uzunlukları azalır. Her iki yarımkürede de 90 derece paralelleri bir nokta halini alır. Bunlara kuzey kutup noktası ve güney kutup noktası denir. Kuzeydeki paralellere Kuzey Parallelleri, güneydekilere ise Güney Paralelleri denir. Meridyenler Bir kutup noktasından başlayıp diğer kutup noktasında sona eren, Ekvator’u ve paralele dairelerini dik kesen yaylardır. Merdiyenlerin uzunlukları birbirine eşittir ve yarım daire şeklindedir. İki meridyen arasındaki mesafe Ekvator üzerinde yaklaşık 111 km olup kutuplara doğru gidildikçe azalır. İngilrere’nin başkenti Londra’daki Greenwich Griniç gözlemevinden geçen meridyen başlangıç meridyeni olarak kabul edilir ve “O” ile gösterilir. Meridyen yayları birer derecelik açılarla çizilir ve 180 tane başlangıç meridyenin doğusunda, 180 tane de başlangıç merdiyenin batısında olmak üzere toplam 360 tane meridyen vardır. Başlangıç meridyeni Dünya’yı doğu yarımküre ve batı yarımküre olmak üzere iki yarımküreye böler. Kıtaların, okyanusların ya da herhangi bir yerin dünya üzerindeki konumu paralel ve meridyenlerden yararlanarak belirlenebilir. Kıta Kendi bağlı yakın adalarla birlikte, etrafı deniz ve okyanuslarla çevrili olan büyük kara parçalarıdır. Dünyada yedi tane kıta vardır. Okyanus Kıtalar tarafından birbirinden ayrılan çok büyük su kütleleridir. Dünyada üç tane okyanus vardır. TÜRKİYE’NİN MATEMATİK KONUMU Ülkemiz başlangıç meridyenin doğusunda ve ekvatorun kuzeyinde yani kuzey yarımkürede yer alır. Ülkemiz, 36-42 kuzey paralelleri ile 26-45 doğu meridyenleri arasındadır. TÜRKİYE’NİN ÖZEL KONUMU Ülkemiz Asya, Avrupa, Afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı yerde, Asya ile Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan köprü konumunda olup hem Asya hem Avrupa’da toprağa sahiptir. Akdeniz ile Karadeniz’i birbirine bağlayan Çanakkale ve İstanbul boğazları, ülkemizin egemenliğindedir. Türkiye’nin Akdeniz’deki Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu’na, Süveyş kanalı ile Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’na bağlantısı vardır. CFarklı Yaşam Şekilleri ve İklim İnsanlar farklı doğal ortamlarda yaşarlar. Yaşadıkları ortam onların yaşama şekillerini de etkiler. Doğal ortam ve insan yaşamının farklı olmasının temel faktörlerinden biri iklimdir. Muson Asyası, çöller ve kutuplar ve Ekvator çevresi gibi dünyada birbirinden farklı özelliklere sahip bir çok doğal ortam vardır. Kimi yer kızgın kumlarla kaplıyken kimi yer soğuk ve kalın buzullarla kaplıdır. Kimi yerlerde sık ve gür ormanlar vardır Bu farklı ortamlar insanların yaşamlarının da farklı olmasına yol açmaktadır. Doğa ortamlardaki farklılığın en önemli nedeni buralarda farklı iklim tiplerinin görülmesidir. ÇÖL İKLİMİ Çöllerde yağış çok azdır. Bazı yıllarda hiç yağış görülmez. Tarım ve diğer ekonomik faaliyetler yapılamaz. Ancak taban suyunun yüksek olduğu vahalarda yerleşim alanları vardır. » Çölde yaşayanların tüm yaşamları çölün kızgın kumlarından ve kavurucu sıcağında geçer. Gündüz çok sıcakken gece soğuk olur. » Çölde yaşayanlar çölün sıcağından korunmak için genellikle güneş ışığını yansıyan beyaz elbise giyerler ve bu elbise vücudun hava alması için tek parçadan oluşur. Kum fırtınalarından korunmak için de başlarını kapatırlar. » Çölde tarım yapılmadığı için burada yaşayanlar hayvancılıkla geçimlerin temin ederler ve buna bağlı olarak da göçebe bir yaşam tarzı benimserler. » Çölde yaşayanlar ev olarak çölün sıcağına ve kum fırtınasına dayanıklı olarak dokudukları çadırlarda yaşarlar. » Çölde yaşayanların en önemli sorunu sudur. Uzun yıllar yağmur yağmaz. Bu yüzden uzun süre susuzluğa dayanan deveyi ulaşım e taşımacılıkta kullanırlar. KUTUP İKLİMİ Kutuplar yıl boyu Güneş ışınlarını küçük açı ile alır. Burada yıl boyunca sıcaklık düşüktür. Dolayısıyla buralarda daha az insan yaşar. » Kutuplarda yaşayanlar kendilerini soğuktan koruyan kalın giysiler ve kürkler giyerler. » İnsanlar evlerini zemindeki soğuktan korunmak için ayaklar üzerine yapılır. Soğuğa dayanıklı buzdan yapılmış “iglo” adı verilen evlerde yaşayanların sayısını oldukça azdır. » Ulaşım aracı olarak köpeklerin çektiğin kızakları ve kar motosikletleri kullanırlar. » Tarım yapamadıkları için tarım ülkelerini başka ülkelerden satın alırlar. » En önemli geçim kaynakları tarım ve hayvancılıktır. Kutup ayısı, fok balığı ve balina en çok avlanan hayvanlardır. Bu hayvanların aşırı avlanması nedeniyle nesilleri tükenme tehlikesi ile karşı karşıyadır. » Kutup ikliminin bitki örtüsü yoktur. Kar ve buzullar hiç erimez. Ancak son yıllarda küresel ısınma dolayısıyla buzullar hızla erimektedir. EKVATORAL İKLİM Amazon’da Yaşam Ekvator yıl boyu Güneş ışınlarını büyük açı ile alır. Burada yıl boyunca yaz mevsimi yaşanır ve yüksek sıcaklıklar görülür. Yıl boyunca sürekli yağış alır. » Ekvatoral iklim bölgesinde çok geniş yağmur ormanları vardır. Bunlardan biri de Brezilya’daki Amazonlardır. Yeryüzündeki bitki hayvanların %80’i buradadır. Burada hiçbir yerde göremeyeceğimiz ilginç bitkiler, dev ağaçlar, değişik canlılar yaşar. Tüm bu canlıların yaşadığı, kendine özgü bir doğal ortam olan yağmur ormanları, bizimde yaşam kaynağımızdır. Ev yapı malzemelerimizden yiyeceklerimize, bitki yağlarından ilaçlarımıza kadar bütün ihtiyaçlarımızı yağmur ormanları bize sunar. En önemlisi de yağmur ormanlarındaki ağaçlar atmosferdeki oksijenin %50’sini üretir ve karbondioksiti depolarlar. » Bölgede bol yağışların sonucunda Amazon Irmağı oluşmuştur. Bölgede yaşayanlar ulaşımda bu nehirden yararlanırlar. » Bölgede yaşayan kabileler, orman ürünleri ve balıkçılıkla geçinirler. » Bölgede yaşayanların ısınma sorunları yoktur. İnce kıyafetler giyerlerde ve ağaçlardan yaptıkları evlerde yaşarlar. MUSON İKLİMİ Muson Asyası dünya nüfusunun yoğun olduğu yerlerdir. Yaz mevsimi sürekli yağış alır. Ancak bu yağışlar zaman zaman sel felaketine neden olmakta ve bu durum sel felaketlerine den olmaktadır. » Muson bölgesindeki insanların çoğu damı saz ve kamıştan yapılmış evlerde yaşar. » En önemli geçim kaynakları tarımdır. En çok da çektik pirinç tarımı yapılır. Çünkü çeltik, yaz aylarında bol su ister. » Muson Asyası’nda sadece iki mevsim görülür Yaz ve kış. Kışları kurak geçer. Yazları ise bol yağışlıdır. Bu nedenle yazın sel, heyelan gibi doğal afetler bolca yaşanır. » Yağış bol olduğu için sadece Muson Asyası’nda yetişen teak tik ağacı burada yaşayanlar için son derece önemlidir. Bu ağaçla eşine az rastlanır mobilyalar yaparlar. » En önemli geçim kaynakları tarımdır. En çok da çektik pirinç tarımı yapılır. Çünkü çeltik, yaz aylarında bol su ister. » Muson Asyası’nda sadece iki mevsim görülür Yaz ve kış. Kışları kurak geçer. Yazları ise bol yağışlıdır. Bu nedenle yazın sel, heyelan gibi doğal afetler bolca yaşanır. » Yağış bol olduğu için sadece Muson Asyası’nda yetişen teak tik ağacı burada yaşayanlar için son derece önemlidir. Bu ağaçla eşine az rastlanır mobilyalar yaparlar. DTürkiyenin İklimi Türkiye’nin konumu ve yeryüzü şekilleri iklim tiplerinin dağılışını etkileyen en önemli faktörlerdendir. Bu etkenler nedeniyle aynı iklim tipi içinde bazı farklılıklar olabilir. Türkiye’de iklim tiplerinin dağılışında etkili olan faktörler şunlardır TÜRKİYE’DE GÖRÜLEN İKLİM TİPLERİ a Karadeniz İklimi Karadeniz kıyısında dar bir alanda görülür. Bunun nedeni dağların denize paralel uzanmasıdır. Her mevsim yağışlıdır. Yaz mevsiminde kuraklık yaşanmaz. Bitki örtüsü ormanlardır. b Akdeniz İklimi Akdeniz, Ege ve Marmara kıyıları boyunca görülür. Ancak buraların sıcaklık ve yağış özellikleri birbirinden farklıdır. Akdeniz kıyısında tipik Akdeniz İklimi görülür. Yazları sıcak ve kural kışları ılık ve yağışlıdır. Dağların kıyıya paralel uzanması nedeniyle dar bir kıyı kesiminde görülür. Ege Bölgesi’nde dağların denize dik uzanması nedeniyle Akdeniz iklimi iç kesimlere kadar girer. Marmara Denizi kıyısında görülen Akdeniz ikliminde yaz kuraklığı azalır ve sıcaklık ortalaması düşer. Akdeniz İklimini bitki örtğsğ her mevsim yeşil kalabilen kısa boylu ağaç ve çalılardan oluşan MAKİ’dir. c Karasal İklimi İç, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri ile Trakya’nın iç kısımlarında etkilidir. Yağış ve sıcaklık bakımından farklı özellikler gösterir. İç Anadolu Bölgesi ve yakın çevresinde yaz mevsimi sıcak ve kurak, kış mevsimi soğuk ve kar yağışlıdır. Em fazla yağış ilkbahar mevsiminde görülür. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yükseltisinin fazla olmasının etkisiyle kışlar İç Anadolu Bölgesine göre daha soğuktur. Yaz mevsimi sıcak geçer. En fazla yağış ilkbahar düşer. Ancak en fazla yağış Erzurum-Kars’ yöresine yazın, Hakkâri çevresine kışın düşer. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yazlar çok sıcak ve kuraktır. İç Anadolu Bölgesi’nde daha çok yağış almasına rağmen yaz mevsiminin çok sıcak olması, bu bölgenin daha kurak olmasına neden olmuştur. Güneyindeki çöllerden esen rüzgarlar sıcaklığı ve kuraklığıartırır. Kış ayı soğuk olmasına rağman sıcaklık 0 derecenin altına düşmez. En fazla yağış kış mevsimindedir. Marmara Bölgesi’nde Trakya’nın iç kesimlerinde etkilidir. Burada yaz mevsimi kuraklığı azdır. Kışın balkanlardan gelen soğuk hava etkili olur. Bu nedenle sıcaklık ortalaması düşer. En fazla yağış kış mevsiminde düşer. Karasal iklimin bitki örtüsü ilkbahar yağışları ile yeşeren yaz kuraklığı ile kuruyan bozkırlardır. EGeçmişten Günümüze Yerleşme TARİH ÇAĞLARI İsa’nın doğumu 0 sıfır olarak adlandırılır. Bu tarihten önceki döneme Milattan Önce sonraki döneme ise Milattan Sonra denir. 100 yıldan oluşan zaman dilimine yüzyıl denir. Tarihi daha kolay inceleyebilmek için yüzyıllara ayrılmıştır. Tarih yazı ile başlar. Bu yüzden yazının icadından önceki döneme TARİH ÖNCESİ DÖNEMLER sonraki döneme ise TARİH SONRASI DÖNEMLER denir. Tarih dönemlerinde İnsanları etkileyen sosyal ve ekonomik olayların başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki zamana ÇAĞ denir. Mağara ve Kulübede Yerleşme İlkçağda insanlar tarım yapmayı bilmediklerinden avcılık ve toplayıcılıkla geçiniyorlardı. Göçebeydiler. Genelde nehir kenarındaki yerlerde; ağaç kovuklarında ve mağaralarda, yuvarlak biçimli kulübelerde dağınık şekilde tercih etmelerinin nedeni iklim koşullarının uygunluğu,su kaynaklarının çokluğu, meyvelerin bolluğu ve av hayvanlarının çokluğu ve barınak yapacak malzemelerin çokluğuydu. BU YÜZDEN İLK UYGARLIKLAR AKARSU KENARLARINDAKİ VERİMLİ TOPRAKLARDA kurulmuştur. Bu kulübeleri avladıkları hayvanların derisinden, dallardan ve çamurdan yapıyorlardı. Yaşadıkları mağaraların duvarlarına resimler yaptılar. Bu döneme ait en ünlü yerleşme Antalya-Karain mağarasıdır. Çatalhöyük’te Yerleşme İnsanlar bir süre sonra ateşi buldular. Pişirerek çanak ve çömlek yaptılar. Tarım yapmayı öğrendiler. Hayvanları evcilleştirmeyi öğrendiler. Hayvanları tarla sürmede, ulaşımda, taşımacılık da kullandılar. Böylece dokumacılık faaliyetleri başladı. Altın, bakır, demir madenini işlediler. Aletler yaptılar. Ürettiklerini satmaya başladılar. Böylece ticaret faaliyetleri başladı. Tüm bunların sonucu olarak göçebe yaşamı terk edip yerleşik ve toplu yaşama geçtiler. Köyler kurdular. Anadolu’da bu döneme ait en önemli yerleşme Konya Çatalhöyük’tür. Diğer yerleşim yerleri ise KONYA-Çatalhöyük, BURDUR-Hacılar ve Çorum-Alacahöyük’tür. ÇATALHÖYÜK Konya’nın Çumra ilçesi yakınlarındadır. Günümüzden 9000 yıl önce kurulmuştur. Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biridir. İlk ev mimarisi ve kutsal yapıları ile Tarih öncesi döneme ışık tutan önemli bir merkezdir. Dünyada yemek kültürünün ilk başladığı, ateşin kullanıldığı, tarımın yapıldığı ve yerleşik yaşama geçildiği merkez olarak tanınır. Bu köylerdeki evler tarlalara yakın, birbirine bitişik üstten, üstten girişli kerpiç evlerdi. Bunun nedeni vahşi hayvan saldırılarından korunmaktı. Sosyal yaşam damlarda geçiyordu. Truva’da Yerleşme 3000-2000 yılları arasında artık büyük şehirler kurulmaya başlandı. Bu şehirler önemli ticaret yolları üzerine kuruluyordu. Ticaretle zenginleşen şehirliler, şehirlerine tiyatrolar, tapınaklar, çeşmeler ve kitaplıklarla süslüyorlardı. Bu dönemde insanlar avlulu geniş evlerde oturuyorlardı. Dışarıdan gelecek saldırılar için şehrin etrafı kalın bir surla çevriliydi. Bu dönemdeki en önemli yerleşmeler ÇANAKKALE TRUVA ve AYDIN-Söke yakınlarındaki PİRENE’ydi KARŞILAŞTIRALIM İlkçağlarda yerleşim Yeri seçerken Günümüzde yerleşim yeri seçerken Su kaynakları Eğitim Tarım Sağlık Meyve bolluğu Ulaşım Korunma İş olanakları İklimin uygunluğu İklim Ev için malzeme bolluğu Yer şekilleri Av hayvanlarının çokluğu Tarım 19. ve 21. Yüzyılda Yerleşme Zamanla şehirlerin bir araya gelmesi ile devletler kuruldu. Şehirlerde yöneticiler ve tüccarlar yaşıyordu. Çiftçiler ise köylerde yaşamaya devam ediyordu. Avrupa’da 19. yüzyılda başlayan Sanayi İnkılabı hızlı değişime neden oldu. Fabrikalar açıldı. İşgücüne ihtiyaç duyuldu. İnsanlar şehirlere göç etmeye başladı. Şehirlerdeki tek ve iki katlı konutla yetmeyince çok katlı konutlar yapılmaya başlandı. Ayrıca gecekondular yapıldı. Günümüzde insanlar alışveriş merkezleri, gökdelenler ve parklarla şehirlerini güzelleştirmeye çalışıyorlar. UYGARLIKLARIN BEŞİĞİ Türkiye, uygarlıkların kesiştiği bir yerde bulunmaktadır. Bu uygarlıklar Anadolu’da yaşayan Hititler, Frigler, Lidyalılar, İyonlar ve Urartular; Mezopotamya’da yaşayan Sümer, Babil ve Asurlulardır. Şimdi bu uygarlıkların özellikleri görelim. MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI İlkçağ’da Fırat ve Dicle nehirleri arasın kalan bölgeye “iki nehir arası” anlamında Mezopotamya adı verilmiştir. İkliminin uygun, topraklarını verimli, nehirlerinden sulamada yararlanılabilmesi, göç yolları üzerinde yer alması ve ticaret merkezi olması nedeniyle tarihte pek çok uygarlık kurulmuştur. Buna rağmen bölgede taş bulunmaması, eserlerin kerpiçten ve tuğladan yapılması, bolca istilalar nedeniyle günümüze fazla eser ulaşmamıştır. MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI 1-Sümerler “Site” adı verilen şehir devletleri şeklinde yaşamışlardır. Bu siteleri “Patesi” veya “Ensi” denilen krallar yönetmişlerdir. Ur, Uruk, Sus ve Lagaş bu site devletlerinin adlarıdır. Siteler halinde yönetilmeleri siyasi birliği sağlayamadıklarını gösterir. Sümre kralları hep BAŞKRAL, hem BAŞRAHİP, hem BAŞYARGIÇ hem de BAŞKOMUTAN idi. Sümerler, geçimlerini tarım, hayvancılık ve ticaretle sağlıyorlardı. Sümerleri dünya uygarlık tarihine en büyü katkıları YAZIYI bulmuş olmalarıdır. Yazıyı bulmalarında ihtiyaçlar etkili olmuştur. Ürünleri kaydedebilmek için yazıyı icat etmişlerdi. Sümerler aynı zamanda tekerliği de icat etmişlerdir. Bölgede taş çok az olduğu için taşı Anadolu’dan temin ediyorlardı ve sadece evlerinin temelini taştan yapıyorlardı. Duvarları ise kilde yapıyorlardı. Yazı tabletleri de kilden yapıldığı için kil çok değerliydi. Lagaş sitesi kralı Urugakina, “ilk yazılı kanunları” hazırlamıştır. Urugakina Kanunları fidye esasına dayanıyordu ve insancıldı. Sümerler, edebi eserlerini yazıya geçirmişlerdir. Gılgamış Destanı, Tufan Efsanesi ve Yaratılış Destanı bunlara örnek gösterilebilir. Sümerlerde sosyal sınıf farkları vardı, halk köle ve hür olarak ikiye ayrılırdı. Çok tanrılı bir inanışa sahip olan Sümerler tanrıları için ZİGGURAT adı verilen yedi katlı tapınaklar inşa etmişlerdir. Bu tapınakların alt katı depo, orta katı tapınak ve okul ve en üst katı da gözlemevi olarak kullanılmıştır. Astronomi biliminde ileri gitmişlerdir. Zigguratlardaki gözlemevi sayesinde ay yılı esasına dayanan takvimi bulmuşlardır. Güneş sistemindeki 5 gezegeni keşfetmişlerdir. Sümerler, dört işlemi, dairenin iç açılarının 360 derece olduğunu bulmuşlardır. Ölümden sonra yaşama inanmayan Sümerler mezarlarına ölüleri bir şey koymadan gömerlerdi. 2-Babilliler 2000’li yıllarda Mezopotamya’ya hakim olmuşlardır. Devletin merkezi Babil’dir. Babillilerin temel geçim kaynaları tarım, hayvancılık ve ticaretti. Ülkenin en ünlü kralı HAMMURABİ’dir. Kendisi Sümer yasalarını düzenleyerek iki toplum arasındaki etkileşimin kanıtı sert ve kapsamlı bir hale getirmiş ve tarihinin bilinen ilk anayasası olan HAMMURABİ kanunlarını hazırlamıştır. Bir taşa kazınan ve 282 maddeden oluşan bu yasalar herkesin görmesi için şehir merkezine dikilen bu yasalar oldukça sert olup göze göz, kana kan ve dişe diş esasına dayanır. Bu kanunlar sayesinde ülkede adalet ve güven sağlanmıştır Zigguratların Babillilerde de görülmesi iki toplum arasında etkileşim olduğunu gösterir. Babillerde sosyal sınıf farkları vardı, halk köle ve hür olarak ikiye ayrılırdı. Mimaride ileri giden Babilliler Babil’in Asma Bahçeleri’ni ve ay ve güneşi gözlemek için Babil Kulesi’ni yapmışlardır. 3-Asurlular 2200’lerde yukarı Mezopatamyada kurulmuşlardır. Başkentleri Ninova’dır. Asurlular tarım, hayvancılık ve ticaretle geçimlerini sağlıyorlardı. Özellikle ticaretle geçimlerini temin eden Asurlular “Karum” adı verilen Pazar yerleri kurmuşlardır. Eşe kervanları ile Anadolu’daki Hititlerle Kaniş adı verilen yerlerde ticaret yapmışlardı. Yaptıkları ticari antlaşmalar ile yazıyı Hititlere de öğretmişler böylece Anadolu’nun Tarih çağlarına geçmelerini sağlamışlardır. Kayseri Kültepe’deki Asur tabletleri bu döneme ait önemli belgelerdir. Bu belgelerde ticari kayıtlar vardır. Ayrıca kervanların mühürlendiği ve şahitler huzurunda açıldığı silindir mühürleri de Anadolulu tüccarlara öğretmişlerdi. Tarihte bilinen ilk kütüphane de Asurlular tarafından kurulmuştur Asurbapinal Kütüphanesi. Çömlekçi çarkı kullanan Asurlular bu sayede hızlı ve seri kap kacak üretebiliyorlardı. ANADOLU UYGARLIKLARI Tarih Boyunca Anadolu’nun Yerleşim Yeri Olarak Seçilmesinin Nedenleri 1-Ilıman bir iklime sahip olması 2-Tarım yapılabilecek verimli toprakları olması 3-Bol su kaynaklarına sahip olması 4-Önemli kara ve deniz ticaret yolları üzerine yer alması. 5-Coğrafi şartlarının savunma ve güvenlik açısından uygun olması 6-Yer altı ve Yerüstü kaynaklarının zengin olması Tarih Öncesi’nde Anadolu’daki Yerleşim Yerleri A-Yontma Taş Devri Antalya’da; Karain, Beldibi, Belbaşı mağaraları. Antakya’da; Mağaracık B-Cilalı Taş Devri Konya’da; Çatalhöyük Diyarbakır’da; Çayönü Burdur’da; Hacılar C-Maden Devri Çanakkale’de; Truva Yozgat’ta; Alişar Çorum’da; Alacahöyük Anadolu Uygarlıkları şunlardır 1-Hititler Kızılırmak yayı çevresinde Hattuşaş Boğazköy merkez olmak üzere kurulmuşlardır. Devletin başında aynı zamanda başkomutan, başyargıç ve başrahip yetkilerine sahip bir kral bulunurdu. Kraldan sonra en yetkili kişi TAVANANNA adı verilen kraliçeydi. Tavananna kral olmadığı zaman onun yerine bakar ve Pankuş meclisine başkanlık ederdi. Devlet yönetiminde asillerden oluşan PANKUŞ adı verilen bir meclis yetkiliydi. Bu meclisin kral ve kraliçeyi bile yargılama yetkisi vardı. Hitit kralları Tanrılara hesap vermek amacıyla ANAL adı verilen yıllıklar yazdırmışlardır. Anallarda her şey olduğu gibi yazıldığı için tarafsız tarih yazıcılığının başlangıcı sayılır. Hititleri dini çok Tanrılıydı. Kendi tanrılarından başka ülkelerin Tanrılarını da kutsal saydıkları için Hititlerin ülkesine BİN TANRI İLİ adı verilmiştir. Hititlerin temel geçim kaynaları, tarım, hayancılık ve madencilikti. Hititler Mezopotamya uygarlıklarından öğrendikleri çivi ve hiyegrolif yazısını kullanmışlardır. Babil ve Asur kanunlarını geliştirerek fidye esasına dayanan hukuk kuralları yapmışlardır. Hititler, Suriye’nin egemenliği için Mısırlılarla savaşmışlar Kadeş Savaşı bu savaş sonucunda imzalanan Kadeş Anlaşması tarihin bilinen ilk yazılı anlaşmasıdır. Hititler, Asurlularla ticaret yaparak etkileşmişler ve onlardan çivi yazısını öğrenmişlerdir. 2-Frigler Hitit varlığının Anadolu’da zayıflaması üzerine Gordion Polatlı merkez olmak üzere Sakarya nehrinin kenarında kurulmuşlardır. Krallarına Midas adı verilir. Friglerin temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Tarıma oldukça önem veren Frigler, hukuk kuralları da buna dayalı olarak hazırlanmış olup saban kırmanın ve öküz kesmenin cezası idamdı. Tarım dini inançları üzerinde de etkili olmuştur. Friglerin en ünü Tanrıçası bereket tanrıçası Kibele’ydi. Hayvancılığa bağlı olarak Tapates adı verilen ünlü halı ve kilimleri dokumuşlardır. Maden işlemeciliğinde ileri giden Frigler, elbiselerini vücutlarında tutmak içim “fibula” adı verilen çengelli iğneyi ve “göbekli hamam tasını” icat etmişlerdir. Frigler, mobilya işlemeciliğinde de ileri kullanmadan ahşap masa yapabiliyorlardır. Hatta akpaş oyuncaklar yapmışlardır. Krallarını TÜMÜLÜS adı verile yığma tepe mezarlara gömmüşlerdir. Friglere Kimmeler son vermiştir. 3-Lidyalılar Batı Anadolu’da Gediz ve Menderes ırmakları arasında Frig hâkimiyetinin sona ermesinden sonra kurulmuşlardır. Başkentleri Sard’tır. Salihli Efes’ten başlayıp Mezopotamya’ya Asur başkenti Sus’a kadar uzanan Kral Yolunu yapmışlardır. Bu yol doğu-batı arasında ticaretin gelişmesini sağlamıştır. Bu yol, Anadolu ve Mezopotamya arasındaki kültürel, ticari ve siyasi etkileşimi hızlandırmıştır. Lidyalılar, ticareti kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla takas usulüne son vererek parayı icat etmişlerdir. Lidyalıların yaşadıkları coğrafya zengin yer altı ve yerüstü kaynaklara sahip olduğundan madencilik, kuyumculuk, tarım ve hayvancılık yaygın ekonomik faaliyetlerdendir. Lidyalılar Frigler gibi Tümülüsler, İyonlar gibi saraylar yapmışlardır. Lidyalılar devamlı ve milli bir ordu yerine paralı askerlerden oluşan bir ordu kurmuşlar bu yüzden kısa sürede yıkılmışlardır. Lidyalılar 546’da Persler son vermiştir. 4-İyonlar Yunanistan’da yaşayan Akalar ve Dorların istilasından köçarkara Batı Anadolu’da İzmir ve çevresine gelmişler burada şehir devletleri kurmuşlardır. Milet, Efes, Foça gibi 12 şehir devleti kuran İyonlarda siyasi birlik yoktu. Deniz ticaretinde ileri giden İyonlar Akdeniz, Ege, Marmara Ve Karadeniz’de pek çok ticaret kolonisi kurmuşlardır. İlkçağ Anadolu uygarlıkları arasında bilim ve sanatın en çok geliştiği uygarlıktır. Özgür düşünce ortamı sonucu Heredot Tarih, Thales Matematik, Diyojen Felsefe9, Hipokrat Tıp ve Pisagor Matematik, Homeros Edebiyat gibi pek çok düşünür burada yaşamıştır. İyonlarda özgür düşüncenin gelişmesini sağlayan nedenler şunlardır a Dinsel baskının olmamas b Şehir devletlerinde siyasi baskının olmaması c Deniz ticareti sayesinde ekonomik gücün yüksek olması d Ticaret yollarını biti noktasında yer almaları. İyonlara Persler son vermiştir. 5-Urartular Van gölü ve çevresinde kurulmuşlardır. Başkenti Tuşpa Vandır. Madencilik, kaya oymacılığı ve süsleme sanatında ileri gitmişlerdir. Bakır, demir, altın ve gümüş madenlerini işlemişler. Yaptıkları desen ve motifleri ile dikkat çeken madeni eşyaları komşularına satmışlardır. Fildiği oymacılığı, mühürcülük ve takı işlemeciliğinde de ileri gitmişlerdir. Urartulardan kalan eserlerin çoğu günümüze ulaşmıştır. Van kalesi bunlardan birisidir. Dağlık olan alanlardan sulama yapabilmek için bentler, sulama kanalları, barajlar yapmışlardı. Şamran su kanalı bunlardan birisidir ve günümüzde de kullanılmaktadır. Urartular askerliğe ve savunmaya önem vermişlerdir. Kaleler ve surlar yapmışlardır. En ünlü Tanrıları savaş tanrısı Haldi’dir. Ahiret inancı olduğu için mezarlarını ev ve oda şeklinde yapmışlar ve ölüleri eşyaları ile gömmüşlerdir. Urartular çivi ve hiyegrolif yazısını kullanmışlardır. Urartulara Medler son vermişlerdir.
“Medeniyetler Beşiği” olarak bilinen Anadolu’ya yerleşmiş olan bir diğer kavim de en eski Yunan kavimlerinden biri olan Akalardır. 2000 yılından itibaren Mora yarımadasının kuzeyine yerleşmiş olan Akaların bir kısmı, Makedonya kökenli göçebe bir kavim olan Dorların baskısıyla 12. yüzyılda Yunanistan’dan Batı Anadolu’ya göç etmişler ve İyon şehir devletlerini kurmuşlardır. En tanınmış şehirleri İzmir yani o zamanki adıyla Smyrna, Efes, Milet ve Foça'dır. Akalar, kurdukları şehir devletlerinin yanı sıra Akdeniz ve Karadeniz kıyılarında, tarihte bir ilk olan deniz ticaret kolonileri kurmuşlardır. İyonyalılar, felsefe ve matematik bilimlerinde oldukça ilerlemiş, saray ve tapınak mimarisinde kendi tarzlarını geliştirmişlerdir. Birçok bilimin temelinin atıldığı İyonya’da Thales, Pisagor, Diyojen ve Hipokrat gibi ünlü isimler yaşamıştır. İyonyalılar ile ilgili konu anlatımında, Batı Anadolu’da “İyonya” adı verilen yere yerleşmiş olan Akalar ve kurdukları şehir devletlerinin genel özellikleri ve birçok bilimin temelinin bu bölgede atılmasına ilişkin bilgileri bulabilirsiniz.
Lidyalılar Batı Anadolu’da Gediz ve Menderes ırmakları arasında Frig hâkimiyetinin sona ermesinden sonra kurulmuşlardır. Başkentleri Sard’tır. Salihli Efes’ten başlayıp Mezopotamya’ya Asur başkenti Sus’a kadar uzanan Kral Yolunu yapmışlardır. Bu yol doğu-batı arasında ticaretin gelişmesini sağlamıştır. Bu yol, Anadolu ve Mezopotamya arasındaki kültürel, ticari ve siyasi etkileşimi hızlandırmıştır. Lidyalılar, ticareti kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla takas usulüne son vererek parayı icat etmişlerdir. Lidyalıların yaşadıkları coğrafya zengin yer altı ve yerüstü kaynaklara sahip olduğundan madencilik, kuyumculuk, tarım ve hayvancılık yaygın ekonomik faaliyetlerdendir. Lidyalılar Frigler gibi Tümülüsler, İyonlar gibi saraylar yapmışlardır. Lidyalılar devamlı ve milli bir ordu yerine paralı askerlerden oluşan bir ordu kurmuşlar bu yüzden kısa sürede yıkılmışlardır. Lidyalılar 546’da Persler son vermiştir. Etiketler lidyalılar kimdir sos yal bilgilerlidyalılar ve özellikleri konu özeti admin Yazımızda eksiğimiz olduğunu düşünüyorsanız yorum yazarak bildiriniz.
6 sınıf sosyal bilgiler lidyalılar konu anlatımı