Hayatın kendisi bir ayet.Gözümün gördüğü göremediği her şey birer ayet.Her gün yeni bir ayet.” Mü’min Suresi; Maide Suresi 5: 111-115
Müminûn Suresi 115. Ayet. Arapça Metin Türkçe Transcript Abdulbaki Gölpınarlı Meali Abdullah-Ahmet Akgül Meali Abdullah Parlıyan Meali Ahmet Tekin
114 Allah şöyle buyuracak: “Doğrusu siz, çok az bir süre kaldınız. Keşke bunu vaktiyle bilseydiniz!”. 115: “Yoksa bizim sizi boşuna yarattığımızı, sonunda bizim huzurumuza geri döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”. Âhiretin zaman ölçülerine göre dünya hayatı çok kısadır. İnsan, içinde bulunduğu sırada
115 "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım." 116. Dediler ki: "Ey Nûh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!" 117. Nûh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı." 118. "Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar." 119.
19 Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları meydana getirdik. Bu bağ ve bahçelerde sizin için pek çok meyveler vardır ve siz onlardan yiyorsunuz. 20. Yine o su ile Sîna dağında biten bir ağaç (zeytin ağacı) yarattık ki hem yağ, hem de yiyenlere katık verir. 21. Hayvanlarda sizin için elbette bir ibret vardır.
7Y2Vw. ❬ Önceki Sonraki ❭ وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلْهُدَىٰ وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ ٱلْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصْلِهِۦ جَهَنَّمَ ۖ وَسَآءَتْ مَصِيرًا Ve men yuşâkıkır resûle min ba’di mâ tebeyyene lehul hudâ ve yettebi’ gayre sebîlil mu’minîne nuvellıhî mâ tevellâ ve nuslihî cehennemcehenneme ve sâet masîrâmasîran. Kim, kendisine hidayet doğru yol besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir. Diyanet İşleri Başkanlığı Kim, kendisine hidayet doğru yol besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir. Diyanet Vakfı Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Peygamber´e karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir. Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Kim de doğru, apaçık belli olduktan sonra peygambere muhalefette bulunur ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu gittiği o yolda bırakır ve kendisini cehenneme boylatırız ki, o ne kötü gidiştir! Elmalılı Hamdi Yazır Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber´e karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir. Ali Fikri Yavuz Her kim de, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra, Peygambere aykırı harekette bulunur ve mü’minlerin yolundan başkasına uyar giderse, onu döndüğü sapıklıkta bırakırız. Âhirette de kendisini cehenneme koyarız ki, o, ne kötü bir dönüş yeridir!... Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Her kim de kendisine hak tebeyyün ettikten sonra peygambere muhalefette bulunur ve mü´minler yolunun gayrısına giderse biz onu gittiğine bırakırız ve kendisine Cehennemi boylatırız ki o ne fena gidişdir Fizilal-il Kuran Kim bu yolu iyice tanıdıktan sonra, peygambere zıt düşer de müminlerin yolundan başka bir yola koyulursa, kendisini koyulduğu yolla baş başa bırakır, sonra da cehenneme atarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir. Hasan Basri Çantay Kim kendisine doğru yol besbelli oldukdan sonra peygambere muhalefet eder, mü´minlerin yolundan başkasına uyub giderse onu döndüğü o yolda bırakırız. Fakat ahiret de kendisini cehenneme koyarız. O, ne kötü bir yerdir! İbni Kesir Kim, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra, peygambere karşı gelir, mü´minlerin yolundan başakasına uyup giderse; onu döndüğü yolda bırakırız. Kendisini cehenneme koyarız. Ne kötü dönüş yeridir orası. Ömer Nasuhi Bilmen Her kim de kendisine doğru yol zahir olduktan sonra Peygamber´e muhalefet eder ve mü´minlerin yolundan başkasına uyup giderse, onu o takip ettiği yola sevkederiz ve onu cehenneme daldırırız. Ve ona ne fena bir gidilecek yer. Tefhim-ul Kuran Kim de kendisine ´dosdoğru yol´ apaçık belli olduktan sonra, peygambere muhalefet ederse ve mü´minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!..
Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. VeliAllâhi-lmeşriku velmaġribuc feeynemâ tuvellû feśemme vechuAllâhic innaAllâhe vâsi’un alîmunDoğu da Allah'ındır, batı da. Artık nereye dönerseniz dönün, orada Allah'a dönmüş olursunuz. Şüphe yok ki Allah'ın lütfü, rahmeti boldur, o her şeyi bilir.Bütün yerler ve yönler gibi Doğu da Allah’ındır, Batı da. Her nereye dönerseniz Allah’ın yüzü kıblesi ve tecellisi, kudret ve rahmet eseri oradadır. Şüphesiz ki Allah, her şeyi Kuşatandır, hakkıyla da, batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz dönün, orada Allah'a dönmüş olursunuz. Şüphesiz Allah'ın imkanları ve bilgisi da, batı da Allah'ındır. Allah'ın emrini yerine getirme, Allah'ın rızasını kazanma niyetiyle hangi tarafa dönerseniz dönün, Allah'ın rızası oradadır. Allah'ın nimeti ve rahmeti geniştir. O her şeyi da, batı da Allah'ındır. Nereye yönelirseniz Allah'ın yüzü oradadır. Allah'ın gücü geniştir ve O, her şeyi Tirmizi ve Nesai`nin Abdullah bin Ömer rivayet ettiklerine göre Resulullah Mekke`den Medine`ye doğru gitmekte olduğu bir... Devamı..Doğu da Allah'ındır, batı da. Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü kıblesi orasıdır. Şüphesiz ki Allah, kuşatandır, ve batı, her yer Cenâb'ı Allah'ındır. Namaz kılmak için kıbleyi araştırdıktan sonra hangi tarafa yönelirseniz, orası Allah'a ibadet yönüdür. Şüphesiz ki Allah'ın mağfireti geniştir, O her şeyi da, batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz orada Allah’ı bulursunuz. Yeryüzünün her tarafı mescittir. Allah her yerde vardır. Şüphesiz Allah’ın varlığı ve bilgisi da batı da Allah'a aittir. Nereye dönerseniz Allah'ın varlığı oradadır. Şüphesiz ki Allah, her şeyi çepeçevre kuşatan ve her şeyi batı Allahındır, ne yana dönerseniz, orda hakkı bulursunuz, Allah geniş, Allah bilginDoğu da Allah'ındır Batı da. Ne tarafa yönelirseniz yönelin Allah'ın yönü orasıdır. Unutmayın ki Allah, her şeyi kuşatandır her yerde vardır ve gücü sınırsızdır, her şeyi hakkıyla 2/142-150Müslümanlar, kıblenin değiştirilmesi gününe kadar, Beyt’ül-Makdis’e Kudüs’teki mescide doğru namaz kılıyordu. Hatta Medine’de yapılan ... Devamı..Maşrık ve magrib Allâh’ındır hangi tarafa dönerseniz vechuAllah’ı görürsünüz Allâh her şeyi bilür, vâsi’ da batı da Allah'ındır, nereye dönerseniz Allah'ın yönü orasıdır. Doğrusu Allah her yeri kaplar ve her şeyi da, Batı da tüm yeryüzü Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü[32] işte oradadır. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.“Allah’ın yüzü” ifadesi, mecazî bir anlatım olup, burada “Allah’ın rahmeti, rızası ve nimeti” demektir. Kul, tümüyle Allah’a ait olan yeryüzünün neres... Devamı..Doğu da Allah'ındır batı da. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü zatı oradadır. Şüphesiz Allah'ın rahmeti ve nimeti geniştir, O her şeyi bilendir. Allah her yerde hâzır ve nâzır olmakla birlikte, namazda kıbleye dönmek ibadetlerde nizam ve intizamı sağlamak gayesine da batı da ALLAH'ındır. Nereye yönelirseniz ALLAH'ın yüzü oradadır. ALLAH her şeyi kuşatan ve her şeyi beraber, doğu da Allah'ın, batı da Allah'ındır. Artık nereye dönerseniz dönün, orası Allah'a çıkar. Şüphe yok ki, Allahın rahmeti geniştir, O, her şeyi meşrık de Allahım mağrib de, nerede yönelseniz orada Allaha durulacak cihet var, şüphe yok ki Allah vasi'dir alîmdir,Doğu da Allah'ındır, batı da. Nereye yönelirseniz yönelin, Allah'ın yönü orasıdır. Kuşkusuz, Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen' da Allahındır. Mağrıb da. Onun için nereye hangi semte döner, yönelirseniz Allah'ın yüzü kıblesi oradadır. Şübhe yok ki Allah vaasi'dir, hakkıyle da, batı da her yer Allah'ındır; o hâlde nerede yüzünüzü kıbleyedönerseniz, artık orada Allah'ın râzı olduğu cihet vardır. Şübhesiz ki Allah, Vâsi' rahmeti geniş olandır, Alîm hakkıyla bilen Allah’ın, batıda Allah’ındır. Her ne tarafa yönelirseniz, Allah’ı o tarafta bulacaksınız. Elbette ki Allah her şeyi kuşatan ve da Allah’ındır, Batı da. Nereye yönelirseniz yönelin, Allah oradadır. Çünkü Allah her yeri kaplayıcıdır, da Allah/ındır, Magrip de. Hangi tarafa dönseniz işte Allah/ın vechi oradadır [⁴]. Çünkü Allah vâsi/ [⁵] dir, tamamıyle âlimdir.[4] Orası ibadet cihetidir.[5] İlmi, rahmeti, nimeti, mağfireti geniştir. Namazın sahih olması Beyt-i Mukaddes'e yönelmeğe münhasır değildir.... Devamı..Doğu da batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz dönün Allah’ın Zat’ı [vech] oradadır. Muhakkak ki Allah Vâsi’dir⁷⁶, Alîm’ El-Vâsi’ İlmi, merhameti ve ihsanıyla her şeyi kuşatan, rahmet ve kudreti sınırsız olandır. 77 El-Alîm Her şeyi en iyi da batı da Allah'ındır; nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır. Doğrusu Allah her şeyi kuşatan, her şeyi bilendir. Allah’ın yüzünden maksat, kıble kıldığı yön veya Allah’ın zatı ya da Allah’ın, insanların yaptıkları hakkındaki bilgisidir. Bu ayet, Yahudilerin sak... Devamı..Doğu da Allah’ındır, batı da. Müslüman için yeryüzü, bütünüyle mescittir. Dolayısıyla, ibâdete elverişli her yerde ve her durumda, hatta kıble yönünü tayin edemediğinizde bile namazınızı kılabilirsiniz. O hâlde, hangi tarafa yönelirseniz yönelin, Allah’ın yüzü, yani hoşnutluğu ve sevgisi oradadır. Çünkü Allah’ınkudret ve şefkati sınırsızdır ve O, her şeyi en iyi da, Batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz, Allah’ın yönü orasıdır. Allah, alîm da batı da Allah’ındır. Nereye dönerseniz dönün, Allah oradadır. Çünkü her yer Allah’ın, bilgi kapsam alanı içindedir…Doğu batı arasındaki tüm yeryüzü Allah’ındır. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü oradadır. Sizin illaki Allah şurada burada demenize gerek yoktur. Sizler Allah nerededir tartışması yapacağınıza; Allah’ın yasalarına uyarak hayırlı işler yapın! Şüphesiz Allah lütfu geniş olan, her şeyi hakkıyla bilendir. Doğu da Batı da yalnızca Allah’a aittir. Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü rızası oradadır. [*] Şüphesiz ki Allah imkânları geniş olandır, ayette fedakârlıklar her ne şekilde yapılırsa yapılsın, Allah’ın rızasının orada olduğu mesajı da Allah’ındır, batı da. Yüzünüzü ne tarafa dönerseniz, Allah’ın zatı Ve Allah, geniş nîmet sahibidir, her şeyi hakkıyla Bu âyete göre 1- Allah’ın bir mekânı ve yönü yoktur, bütün yönler Onundur. 2- Namaz kılmak için bir mescidde bulunmak, Müslümanlar için zorunlu değ... Devamı..Doğu da Batı da Allah’ındır Nereye dönerseniz dönün Allah’ın yönü orasıdır. Unutmayın ki Allah rahmet ve kudretinde sınırsızdır, her şeyi da Allah’ındır batı da, ne tarafa yönelirseniz yönelin Allah’ın yönü orasıdır. Şüphesiz Allah gücüyle her şeyi kuşatan ve ilmiyle her şeyi bilendir. 2/177, 73/8-9Doğu da Allah’ındır batı da.[²¹⁸] Şu hâlde nereye dönerseniz dönün, orası da Allah’ın yönüdür.[²¹⁹] Çünkü Allah sınırsızdır, ilmi her şeyi kuşatandır.[²²⁰][218] Bu ibarenin açılımı şudur “Her yer ve her yön Allah’a aittir”. Bu genel ifade, yönleri dinî, ideolojik ve uygarlık kavgalarının aracı olmaktan ... Devamı..Meşrik de, Mağrip de Allah'ındır. Artık hangi bir yerde yüzünüzü kıbleye çevirirseniz vech-i İlâhî oradadır. Şüphe yok ki Allah Teâlâ vâsidir, da Batı da Allah'ındır. Hangi tarafa dönerseniz, orada Allah'a itaat ve ibadet ciheti vardır. Muhakkak ki Allah'ın lütfu ve rahmeti geniştir, ilmi her şeyi kuşatır. Doğu da, batı da Allah'ındır. Nereye dönerseniz Allah'ın yüzü zatı oradadır. Şüphesiz Allah'ın rahmeti ve ni'meti boldur. O her şeyi ve garb dünyânın her tarafı Allâh Te'âlâ hazretlerinindir. Her ne tarafa teveccüh ider iseniz Allâh'ın vechi oradadır. Allâh'ın mağfireti genişdir. Her şeyi bilir.[²] [2] Mü'minlerden bir cemâ'at yolculuk esnâsında kesîf bir sise tutularak ve kıble cihetini ta'yîn idemeyerek namâz kıldıkdan sonra sis açıldığı zamân ... Devamı..Doğu da batı da Allah’ındır. Ne tarafa dönseniz, Allah ile yüz yüze gelirsiniz. İmkânları geniş olan ve her şeyi bilen Allah’ da Allah'ındır batı da, ne tarafa yönelirseniz yönelin Allah'ın yönü orasıdır. Şüphesiz Allah her şeyi kuşatandır, da, batı da Allah'ındır. Nereye dönseniz Allah'ın yönü orasıdır. Şüphesiz, Allah sonsuz genişlik sahibidir ve herşeyi hakkıyla da batı da yalnız Allah'ındır. O halde nereye dönerseniz orada Allah'ın yüzü vardır. Allah Vâsi'dir, varlığı sürekli genişletip büyütür; Alîm'dir, her şeyi en iyi biçimde Tañrı’nuñdur maşriķ daħı maġrub. pes ķanca kim yüz dutasız, andadur Tañrı yüzi ya'nį ķıblası. bayıķ Tañrı göklerüñ raḥmeti Taālānuñdur gün doġduġı yir, gün batduġı yir daḫı. Pes ḳanḳı yañayüz çevürseñüz, Tañrı Taālā ol yirde ḥāżırdur. Taḥḳīḳ Tañrı Taālā giñraḥmetlüdür, ġāyetde də, Qərb də Allahındır hansı tərəfə yönəlsəniz üz tutsanız Allah oradadır. Şübhəsiz ki, Allah öz mərhəməti ilə genişdir, O, hər şeyi biləndir!Unto Allah belong the East and the West, and whither- soever ye turn, there is Allah's countenance. Lo! Allah is All Embracing, All Allah belong the east and the West Whithersoever ye turn, there is Allah's countenance118. For Allah is all-Embracing, all- That is, you will face Allah whichsoever direction you turn your face. See note 2112 above. R.
❬ Önceki Sonraki ❭ Your browser doesn’t support HTML5 audio أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَٰكُمْ عَبَثًا وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ E fe hasibtum ennemâ halaknâkum abesen ve ennekum ileynâ lâ turceûnturceûne. “Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” Türkçesi Kökü Arapçası bizim ح س ب أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا sizi yarattığımızı خ ل ق خَلَقْنَاكُمْ boş yere ع ب ث عَبَثًا ve sizin وَأَنَّكُمْ bize إِلَيْنَا asla لَا döndürülmeyeceğinizi ر ج ع تُرْجَعُونَ Diyanet İşleri Başkanlığı “Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” Diyanet Vakfı Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız? Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Yoksa siz, Bizim sizi boş yere yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? Elmalılı Hamdi Yazır Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız? Ali Fikri Yavuz Sizi ancak boşuna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülmiyeceğinizi mi zannettiniz?” Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Ya zannettiniz mi ki biz, sizi sırf bir abes yarattık? ve siz, bize irca´ edilmiyeceksiniz? Fizilal-il Kuran Sizi boşuna yarattığımızı ve huzurumuza döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? Hasan Basri Çantay Ya sizi ancak boş yere yaratdığımızı ve sizin hakıykaten bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız»? İbni Kesir Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize hiç döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? Ömer Nasuhi Bilmen Ya siz zannettiniz mi ki, Biz sizi ancak bir abes yere yarattık ve hakikaten siz Bize döndürülmeyeceksiniz?» Tefhim-ul Kuran Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve sizin gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?»
❬ Önceki Sonraki ❭ Your browser doesn’t support HTML5 audio وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلْهُدَىٰ وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ ٱلْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصْلِهِۦ جَهَنَّمَ ۖ وَسَآءَتْ مَصِيرًا Ve men yuşâkıkır resûle min ba’di mâ tebeyyene lehul hudâ ve yettebi’ gayre sebîlil mu’minîne nuvellıhî mâ tevellâ ve nuslihî cehennemcehenneme ve sâet masîrâmasîran. Kim, kendisine hidayet doğru yol besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir. Türkçesi Kökü Arapçası kim de وَمَنْ karşı gelir ش ق ق يُشَاقِقِ Elçi’ye ر س ل الرَّسُولَ مِنْ sonra ب ع د بَعْدِ مَا belli olduktan ب ي ن تَبَيَّنَ kendisine لَهُ doğru yol ه د ي الْهُدَىٰ ve uyarsa ت ب ع وَيَتَّبِعْ başkasına غ ي ر غَيْرَ yolundan س ب ل سَبِيلِ mü’minlerin ا م ن الْمُؤْمِنِينَ onu yöneltiriz و ل ي نُوَلِّهِ مَا döndüğü yola و ل ي تَوَلَّىٰ ve sokarız ص ل ي وَنُصْلِهِ cehenneme جَهَنَّمَ ne kötü س و ا وَسَاءَتْ bir gidiş yeridir ص ي ر مَصِيرًا Diyanet İşleri Başkanlığı Kim, kendisine hidayet doğru yol besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü’minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir. Diyanet Vakfı Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Peygamber´e karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir. Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Kim de doğru, apaçık belli olduktan sonra peygambere muhalefette bulunur ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu gittiği o yolda bırakır ve kendisini cehenneme boylatırız ki, o ne kötü gidiştir! Elmalılı Hamdi Yazır Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber´e karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir. Ali Fikri Yavuz Her kim de, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra, Peygambere aykırı harekette bulunur ve mü’minlerin yolundan başkasına uyar giderse, onu döndüğü sapıklıkta bırakırız. Âhirette de kendisini cehenneme koyarız ki, o, ne kötü bir dönüş yeridir!... Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Her kim de kendisine hak tebeyyün ettikten sonra peygambere muhalefette bulunur ve mü´minler yolunun gayrısına giderse biz onu gittiğine bırakırız ve kendisine Cehennemi boylatırız ki o ne fena gidişdir Fizilal-il Kuran Kim bu yolu iyice tanıdıktan sonra, peygambere zıt düşer de müminlerin yolundan başka bir yola koyulursa, kendisini koyulduğu yolla baş başa bırakır, sonra da cehenneme atarız. Orası ne kötü bir dönüş yeridir. Hasan Basri Çantay Kim kendisine doğru yol besbelli oldukdan sonra peygambere muhalefet eder, mü´minlerin yolundan başkasına uyub giderse onu döndüğü o yolda bırakırız. Fakat ahiret de kendisini cehenneme koyarız. O, ne kötü bir yerdir! İbni Kesir Kim, kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra, peygambere karşı gelir, mü´minlerin yolundan başakasına uyup giderse; onu döndüğü yolda bırakırız. Kendisini cehenneme koyarız. Ne kötü dönüş yeridir orası. Ömer Nasuhi Bilmen Her kim de kendisine doğru yol zahir olduktan sonra Peygamber´e muhalefet eder ve mü´minlerin yolundan başkasına uyup giderse, onu o takip ettiği yola sevkederiz ve onu cehenneme daldırırız. Ve ona ne fena bir gidilecek yer. Tefhim-ul Kuran Kim de kendisine ´dosdoğru yol´ apaçık belli olduktan sonra, peygambere muhalefet ederse ve mü´minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o!..
أَفَحَسِبْتُمْ أَنَّمَا خَلَقْنَاكُمْ عَبَثًا وَأَنَّكُمْ إِلَيْنَا لَا تُرْجَعُونَ E fe hasibtüm ennema halaknaküm abesev ve enneküm ileyna la türceun Kelime Okunuşu Anlamı Kökü أَفَحَسِبْتُمْ efeHasibtum bizim خَلَقْنَاكُمْ ḣaleḳnākum sizi yarattığımızı وَأَنَّكُمْ ve ennekum ve sizin تُرْجَعُونَ turceǔne döndürülmeyeceğinizi Abdulbaki Gölpınarlı Abdulbaki Gölpınarlı Yoksa sizi ancak boşu boşuna yarattık gerçekten de dönüp tapımıza gelmeyeceksiniz mi sanıyordunuz? Abdullah Parlıyan Abdullah Parlıyan Sizi boşuna ve amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? Adem Uğur Adem Uğur Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız? Ahmed Hulusi Ahmed Hulusi "Sizi boş yere yarattığımızı ve sizin gerçekten bize rücu ettirilmeyeceğinizi mi sandınız?" Ahmet Varol Ahmet Varol Yoksa sizi boşuna yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? Ali Bulaç Ali Bulaç "Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten Bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?" Ali Fikri Yavuz Ali Fikri Yavuz Sizi ancak boşuna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülmiyeceğinizi mi zannettiniz?" Bayraktar Bayraklı Bayraktar Bayraklı “Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız?” Bekir Sadak Bekir Sadak 114-11 5 Allah’ Pek az kaldiniz, keski bilseydiniz! Sizi bosuna yarattigimizi ve Bize dondurulmeyeceginizi mi sandiniz?» der. Celal Yıldırım Celal Yıldırım Sizi boşuna, amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız ? Cemal Külünkoğlu Cemal Külünkoğlu “Sizi ancak boşuna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?” Diyanet İşleri Diyanet İşleri "Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?" Diyanet Vakfı Diyanet Vakfı Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız? Edip Yüksel Edip Yüksel "Sizi boş yere yarattığımızı ve bize dönmeyeceğinizi mi sandınız?" Elmalılı Hamdi Yazır Elmalılı Hamdi Yazır Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız? Fizil-al il Kuran Fizil-al il Kuran Sizi boşuna yarattığımızı ve huzurumuza döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? Gültekin Onan Gültekin Onan "Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?" Harun Yıldırım Harun Yıldırım Sizi sadece boş yere yarattığımızı ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sandınız? Hasan Basri Çantay Hasan Basri Çantay Ya sizi ancak boş yere yaratdığımızı ve sizin hakıykaten bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız»? Hayrat Neşriyat Hayrat Neşriyat `Sizi ancak boşuna yarattığımızı ve gerçekten siz bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?` İbn-i Kesir İbn-i Kesir Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize hiç döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? İlyas Yorulmaz İlyas Yorulmaz "Bizim sizi boşa yarattığımızı ve bize dönmeyeceğinizi mi zannediyordunuz?" dedi. İskender Ali Mihr İskender Ali Mihr Öyleyse Bizim, sizi abes olarak boş yere yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi zannettiniz? Kadri Çelik Kadri Çelik "Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve sizin gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?" Muhammed Esed Muhammed Esed Sizi boş ve anlamsız bir oyun için yarattığımızı ve Bize dönmek zorunda olmadığınızı mı sanıyordunuz?" Mustafa İslamoğlu Mustafa İslamoğlu Şimdi Bizim sizi boş yere ve amaçsız yarattığımız; dahası hesap vermek için Bize döndürülmeyeceğinizi sanıyorsunuz, öyle mi? Ömer Nasuhi Bilmen Ömer Nasuhi Bilmen Ya siz zannettiniz mi ki, Biz sizi ancak bir abes yere yarattık ve hakikaten siz Bize döndürülmeyeceksiniz?» Ömer Öngüt Ömer Öngüt "Bizim sizi boş yere yarattığımızı ve huzurumuza geri getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?" Sadık Türkmen Sadık Türkmen "yoksa, sizi boş yere yarattığımızı mı sandınız? Bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sandınız?" Seyyid Kutub Seyyid Kutub Sizi boşuna yarattığımızı ve huzurumuza döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? Suat Yıldırım Suat Yıldırım "Bizim sizi boşuna yarattığımızı, Bizim huzurumuza dönüp hesap vermeyeceğinizi mi sandınız?" Süleyman Ateş Süleyman Ateş "Bizim sizi boş yere, bir oyun ve eğlence olarak yarattığımızı ve sizin bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sandınız?" Şaban Piriş Şaban Piriş Sizi, boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? Tefhim-ul Kur'an Tefhim-ul Kur'an Bizim, sizi boş bir amaç uğruna yarattığımızı ve sizin gerçekten bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sanmıştınız?» Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Nuri Öztürk "Sizi, boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?" Yusuf Ali İngilizce Yusuf Ali İngilizce "Did ye then think that We had created you in jest, and that ye would not be brought back to Us for account?"
mü min suresi 115 ayet meali